tarafından

”Mim”lendim ama ”Mim”lemedim ;)

Bir mimdir iki mimdir 3 mimdir 4 mimdir 14 mimdir…!Arkadaşlarımın ricası üzerine blog hikayemi yazacam bu günkü akşam yemeğinde pardon postumda (blogdan post çakaldan dost olmaz diyesim geldi neyse konuyu dağıtmayayım)


Şimdi güzide nadide dostlar blog yazmaya kız kardeşimin ”Sen de yazsana”demesiyle başladım.Çocukluk ve gençlik yıllarımda (21 yaşıma kadar olan kısım) günlükler yazmayı, okulda gazete çıkmayı pek bir severdim.Bu yüzden univ.de ceza bile aldığım olmuştur(bundan 10 yıl önce 500 tl ceza ödemişliğim var ki sormayın gitsin, hala yanarım verdiğim o paraya) Sanırım bunları da göz önünde bulundurarak kardeşim ”Abla sen de yazsana”sözünü söyleme gafletinde bulunmuştu.


Ben yazmaya başladım başlamasına da saçmalardan seçmeler yaparcasına yazdım durdum ilk başlarda.Hatırlayanlar bilir ilk postlardan birini yeniden paylaştığımda pek bir gülmüştük hep beraber 🙂 Geri dönüp ilk yazılarımı okuduğumda  ne kadar çok gülmüştüm ey gidi eyy ne günlerdi 😉 Bir gün kardeşime :”Sen benim yazılarımı okuyor musun ,bana yaz yaz diyordun?” dedim. Cevabı ne oldu tahmin edin bakalım! Evet evet bildiniz okumadığını söyledi ama tam olarak şöyleydi cümle:”Okumuyorum çünkü çok sıkıcı” (Haksız da sayılmazdı yani…)Tabi bunun üzerine de baya bir gülmüştük kulakları çınlasın.Kardeşimin bu eleştirisinden sonra  yazılarıma çeki düzen verdim ve öyle yazmaya başladım…Devamında okudum okudum ve yorumlar yaptım ,benim yazılarıma yapılan yorumlara severek cevaplar yazdım ve bir süre sonra eğlenceli paylaşımlar gerçekleşmeye başladı…Yazılarımı beğenenler oldu,eleştirenler oldu,başıma bela olanlar oldu macera dolu blog hayatı işte..Her şeye rağmen benim bahçem burası ve seviyorum blogumu…


Bazı bloggerlerin yorumlarına kahkahalarla güldüm itiraf edeyim.Bazılarının yazılarına yorumlar yapıp cevaplarına karşılık esprili cevaplar yazarak bir hayli eğlendim bunu da itiraf edeyim 🙂 Bazılarını dost bildim bazılarını kardeş bildim bir gerçek ki çok sevdiğim kişiler çok oldu bu ortamda.


Bir gün blogda yazdığım yazıların içinden toplamalar yapıp kitap çıkarmak isterim…Buradaki güzel insanlarla da tanışmak çok isterim (ama şimdilik bu bir hayal) 


Kimleri ”mim”leyeceğim konusunda kural hiç değişmedi yazıyı görüp okuyan ya da okumayan herkesi mimliyorum:) Şaka şaka herkesi ”mim”lesem ne olur belki blog olmayanlar vardır.Onun için siz iyisi mi okuyun ve çıkın blogdan uğraştırmayayım şimdi sizleri…Çıkarken kapıyı çekmeyin ki yeni okuyucular dışarıda kalmasın lütfen…


Çok Önemli Not:Hadi ”mim”lemiyorum sizi ama bir isteğim var.Sİzler blogum hakkıma neler düşünüyorsunuz gelmişken bunu yazarsanız sevinirim..Her türlü eleşitiriye açığım, kızsam bile belli etmeyeceğim söz veriyorum 😉

Reklamlar
tarafından

Müslümanız…!

  Bazı şeyleri futbol takımı tutar gibi görüyoruz…Dinimizi de malesef… Biri dinimize laf ettiğinde hurra savunmaya geçiyoruz.Ama iş yaşamaya gelince; şu şöyle olmaz bu böyle yorumlanmaz, aslında şu farz değil, bu devirde bu da fazla,sen de abartma dini yaşamayı diyebiliyoruz…Bir hocanın dediği diğer hocayı tutmuyor ,haksız mıyım? Din adına kafalar allak bullak ediliyor..


  Faiz yemek haram diyor arkasından bir kılıfını bulup faizin adını değiştirip afiyetle yiyoruz…Okuyoruz okumasına da işimize geleni uyguluyoruz ya da işimize gelmediği zaman yine bir kılıfını bulup sıyırmaya çalışıyoruz…Burada birilerini eleştirmeye çalışmıyorum yaşadıklarımızı, yaptıklarımızı/yapmadıklarımı yazıyorum kendimce…Farzedin bu yazdıklarım sadece bana özgü hatalar benden başka herkes mükemmel insan/müslüman…


  Ülkemizde ya da dünyanın herhangi bir ülkesinde aç-açık, zulüm altında insanları görünce ah vah ediyoruz ama lüksünde en alasını yaşıyoruz.Lüks değil bizim hayatımız diyenler benim gibi yapsın ve bir zahmet yaşayan Kur’an Hz.Muhammed’in hayatını okusun..Yaşantının olması gereken şeklini öğrensin.Ben okudukca binlerce defa daha utanıyorum.Bunca lüksün içinde sürekli vıdı vıdı şikayet etme nankörlüğümüzü yazmıyorum bile.


  Müslüman ülkede yaşıyoruz çok şükür .. Size soruyorum pazardan alış-veriş yaparken aldıklarınızın içinden çürük çıkmayacağını garantisini verebiliyor musunuz? Ben veremiyorum ,hatta ”lütfen çürük koymayın içine”dediğim halde eve geldiğimde meyvelerin içinden en az 2 çürük çıktığını bilirim mesela…


  Ya da aldığınız bir eşya bozuk/hatalı çıktığı zaman geri götürdüğünüzde hemen geri alan esnaf biliyor musunuz? Ben hiç rastlamadım .Aldığım bir ev eşyası kusurlu çıktığı için 15.arayıştan sonra pes ettiğimi hatırlıyorum ama..!


  Dedikodu yapmayan kaç insan tanıdınız mesela? Bir elin parmaklarını geçer mi? Benim geçmez hatta o parmakların içinde ben yokumdur eğer sayacak olsam! Kınadığımız şeyin bir gün başımıza mutlaka geleceği söylendiği halde kınarız/kırarız…Bundan da sınıfta kaldık yani…Çünkü kendimizin dışında hiç kimseyi beğenmeyiz, şeytanı cennetten kovduran kibirdi bildiğimiz halde…


  Sabırdan bahsederiz ama bir musibet (ki musibet var mıdır bu da tartışılır) başına geldiği an sabredebilen kaç kişi tanıdınız (ben bir kaç kişi tanıyorum) Ya da bir düşünelim nelere ne kadar sabredebiliyoruz…Hepimizin bir dayanma gücü var ! Yani bir yerden sonra sabrımız bitiyor ve patlıyoruz öyle ya da böyle…


  Müslümanız ama Müslüman gibi yaşıyor muyuz Allah aşkına! Ben yaşa(ya)mıyorum.Ne kadar gayretliyim sorusuna cevap bile veremiyorum.İbadetlerimiz tam mı? Hayır.Peki Peygamberi seviyoruz O’nu örnek alıyor muyuz? Hayır. Saçma sapan dizilere ,maçlara, boş tüm işlerimize ayırdığımız zamanın yarısını (iyimser olayım hadi) Kur’anı/kainatı anlamaya/öğrenmeye ayırıyor muyuz? Tefekkür hayatımızın ne kadar bölümünde yer alıyor? İlk emri ”Oku” olan kitabı açıp okuyor muyuz? Cevap veriyorum hepsine utanmadan içimden içimden …


  Kusura bakmayın illaki olumlu şeyler de vardır hayatta (kıyamet kopmadığına göre vardır elbette) ama bir şeyler yanlış yapılıyor diye düşünüyorum…Olumluları sizler yazın ben bu riyakar halimize takılıp kaldım maalesef…Yazı uzar gider ki ben yazmayı bilmediğim için burada kesmek zorundayım..Varın devamını sizler düşünün/tefekkür edin…


  Ben din alimi felan değilim ama şu ayet beni çok çok düşündürür,ürkütür.Buyrun siz de bir okuyun bakalım ne düşüneceksiniz…”يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِاللَّهِ الْغَرُورُ ”Ey insanlar! Allah’in verdigi soz suphesiz gercektir; dunya hayati sizi aldatmasin. Allah’in affina guvendirerek seytan sizi ayartmasin.” (FATIR/5)

Yine de tabi ki iman edenler ümitsiz olmaz.Allah’ın rahmeti sonsuzdur.Yine de insan yaptıklarından/yapmadıklarından dolayı çok utanıyor.Rabbim bizleri affetsin…Kendine layık kul olmamız için bize yardım etsin inşaAllah…

tarafından

Alış-Veriş Bolca Gülüş..(eski yazılardan)

 

  4 hanfendü alışverişe gitmeye karar verdik …Bindik KAĞNIya çıktık yola herşey gayet normaldi (bizde normal demek herşey olması gerekenin tersi ve komik )çıktık yola gittik ucuza kıyafet alabileceğimiz tek bildiğimiz mağazaya ..buraya kadar çok iyi değil mi ,biz alış verişe gittik ama toplasanız cebimizde 300 tl yoktu ve en büyüğümüz ki en akıllımız olması gereken kişi (anam, duysa yer beni) sepete sadece eşya attı attı attıı.. o alış kısmıyla ilgilenirken biz de mağazanın kafesine girdik ki girmez olaydık:))

  Kuzenimiz canımızın,( ki onu tanıyıpta pişman olabilecek insana insan demem ben:P ) canı kola istedi ve gitti makinenin yanına, çantasını açtı bozuk para çıkarmak için amanın o da ne! Hiç bozuk parası kalmamış (hiç şaşmadım:P) neyse zorla birimizden bozuk para çıktı bizimki de attı makineye ve bastı düğmeye.. ki istediği kola gelsin …ama ne oldu, kola yerine 2 çikolata düştü başına:) bizimki yanlış düğmeye basmıştı şimdi elinde 2 istemediği çikolata ve sıfır bozuk para kalmıştır:))

  

 Hikayenin kafe bölümünde olayın başından beri  bizden başka gazete okuyan bir beyfendi vardı ki o da havalara girmiştir hoş bayanlar gelmiş  diye ama ah bi bilse başına gelecekleri:)) neyse biz tekrar cüzdanlarımıza geri döndük ve kuzen için seferberlik halinde bozuk para baktık ama tık yok malesef….En son kuzenin, R’ nin çantasının dibine düştüğünü gördüm (bozuk para adamı bozuyo:P) neyse işte bozuk para yok kuzende de kola krizi baş göstermiş (bu arada gülmekten ölecez halimize hani havalı havalı gezmeye çıkmışız ya dışardan gören imrenir mutlu halimize) bizimki makinenin başına dikilip ”Abi bi kola ,Abi Allah rızası için bi kola” demeye başlamasıyla -ki bunu doğu şivesiyle yaptığını düşünün- biz koptuk …işi iyice dilenci moduna sokup devam ediyor, biz de destek veriyoruz felan…Bizim için çok eğlenceli bir durum ama arka tarafta gazete okuyan şahsı unutmuşuz:) ki yanımızdan kaçar adımlarla çıkarken farkettik kendisini:D Söylemek istemiyorum ama adam bizi büyük ihtimalle deli sanmıştır ki veli sanması için hiç bir girişimimiz olmadı:) olayın sonunda 2 kuruşu bi yana getirip kuzene kolasını aldık şükür..bu arada kafedeki masaj koltuğu macerası da var onu anlatmıyorum bile(bi kere gülmek istediğin zaman Allah insana zemini hazırlıyor yaa huu:)

  

 Neyse biz kafeden çıkıp ablamızı da bulduk ve kasaya gittik.Bizim akıllı ablanın aldıklarını sayamadık bile (ki aldığı eşyalar yüzünden kendini göremiyorduk o kadar yanii ) Neyse kasiyer hesap yaparken bir tane de terlik çıktı eşyaların arasında ve bizim kolacı kuzen  ”aaa bu da ne, bu bizim olamaz ne biçim bi terlik bu” dedi ve ileri itti terliği.Abla olan kuzen de dediki ”niye yaa ben onu da aldım” yuhhhhhhhhh:))) hadi bakalım yine gülüşmeler…eeee el de var 300 tl hesap geldi 400 tl. :)))  Şimdi aklı başında herkes derki ”eh fena değil gayet ucuz biyermiş kalanıda kredi kartıyla ödemişsinizdir” yoook hiç bişey bu kadar toz pembe değil, kredi kartlarında limitler dolmuş bi ihtimal birisininkinde kullanılabilirlik kalmış (ki onunda tutarını Allah bilir) ki onu da yolda mazot biterse benzinciye vereceğimiz hesaplanmış :))))

  

 Bu arada yola çıkarken hava iyice kararmış biz de ”arabada mazot bitmesin nolur duaları edip ,bitmez ya hu biter mi hımm yokk canım götürür bu mazot ” sohbeti yapıyoruz:)) Sonra bi yandan da gurur var 4 kafadar (bayramın o kalabalığında evden alışveriş için anca  kaçmış) mazot bittiği için yolda kaldılar dedirtmemek için mazotuda alıp yola devam ettik…Çok güldük çok…Bunları yazdım şimdi offf kuzenlerimi yine özledim ya hu…Dünya ya gelirken ailemi ve akrabalarımı seçme hakkım olsaydı böylesini seçemezdim..Rabbim hiç birinin acısını göstermesin bana hepsini çok seviyorum..

tarafından

Daldan Dala…

-Sevgili günlük(haftalık oldu bu aralar ama olsun ) fena boğazım ağrıyor ,öksürük de bir taraftan ..Söylemek istemiyorum ama sanırım hasta oluyorum (heh bir bu eksikti dedi iç ses) Umarım uzun sürmez hastalık beni sevmez çeker gider …Sevmiyorum hastalığı seven olmadığı için de rahat yazdım bunu..

-Amak-ı Hayal adlı bir kitap bitirdim geçen günlerde..Çok beğendim kitabı farklı bakışlara kapılar açıyor ya da ben de öyle bir etki bıraktı diyeyim…Masal tadında gerçeklerini hatırlatma gibi bir şey..Aklınızda olsun okursanız pişman olmazsınız…

-İnsanları anlamayı bıraktım diyorum sürekli ki evet bıraktım da..Ama insanları hayretle izliyorum artık Ciddi ciddi hayret içerisinde kalıyorum bom boş bakanlara, boş konuşanlara özellikle..Hani olur ya kafa dağıtmak için hepimiz ordan burdan geyik sohbetler yaparız eğleniriz felan ama sonra denge devreye girer ve gerçeklerimize döneriz gelişimimize devam ederiz..Hatta gelişme yolunda okuruz, izleriz öğreniriz felan…Benim hayretim hep aynı kalanlara..Özellikle öncesinde hangi hataları varsa bu günlerinde de aynı hataları yapanlara…Ben de onlardan biriyimdir belki bilemiyorum ,bana da hayretle bakanlar var mıdır bilemiyorum ama ben anlamaktan çok hayretle izlemeyi tercih ediyorum artık..! ”Şaka gibi” diyorum bazıları için (içimden) Yargılamak değil bu izlemeler ,ders çıkarma gibi bir şey…

-Bir de sevgili günlük, insanlar bu dünyada hayal ettikleri hayatları yaşayabiliyor mu ? Ya da var mı böyle birileri tanımak isterdim..Tüm hayallerim gerçekleşti nasıl bir hayat istiyor/umuyorsam onları yaşadım diyenler var mı? Varsa umarım karşıma çıkarlar ve ben de dinlerim onların hayat hikayelerini…

tarafından

Geçiyordum Uğradım Dostlar

Şu bilgiayar sorunu halloluncaya kadar yazı yazamayacam hatta bu ortamdan uzak kalacam..Okunacak ne çok yazı girilmiş bloglara/sitelere hepsini okuyacam en kısa zamanda sorun hallolduğunda..İnsan bu ortama alışıyor ya hem de çok fena..Sevdiğiniz birileri olunca özlüyorsunuz haliyle buraları ..Merak edenler olur diye girdim bu yazıyı da:) Allaha emanet kalın hepinizz Yüreğinizdeki güzellikler yolunuzu aydınlatsın..Bir daha ne zaman gelirim buralara bilemiyorum(acıklı oldu mu bu cümlem bir de kaşlarımı küçük emrah gibi yapayım tam olsun) Burda geçirdiğim zamanı kitap okuyarak geçiriyorum tek tesellim de bu 🙂 Döndüğümde kitapların tanıtımını yapacam emin olun hım bir de bol bol film izliyorum elime ne geçecekse:) Şimdilik hoşça kalın seviyorsanız sevliyorsunuzdur da (benim tarafımdan canııımmmm)

tarafından

Sabretmek için Sabır Diliyorum!

Allah’ım sabretmek senin emrin olduğu için güzel…Bazen unutmalarımı affet lütfen..Allah’ım hayatımı geri istemek günah mı? Kendim olmayı özlemek günah mı? Allah’ım zorluklarda yardımcım ol! Sabrederken birilerinin hayatına hükmetmesi senin sen gibi davranmanı engellemesi haksızlık ! Allah’ım zorluklarda yardımcımız ol!

Verdiklerin ve vermediklerin için şükür!Bunu her daim samimi bir şekilde söylemeyi nasip et Allah’ım!

tarafından

Başlıksız Yazı

Kendini tanıyabilen var mı?

Kendimi az çok tahmin ediyorum ama yarın ne düşünürüm kestiremiyorum .Hayat ve onun içinde ben ,öyle değişkenim ki..Sanki hayatın içindeki herşeyi herkes yaşıyormuş ama sadece zamanlamalar uymuyormuş gibi geliyor bana..Biliyorum cümle karışık oldu sanırım bunun suçlusu da aklımda çok fazla şey olmasından kaynaklanan bir kalabalık.

Dün ”asla ”dediğimi bu gün yapıyorsam bu benim hayattaki her duyguyu öyle ya da böyle yaşadığım gerçeğini getiriyor aklıma..Her gün yeni bir şey görüyorum,duyuyorum,düşünüyorum ..ve tüm bunların karışımıyla değişiyorum. Bom boş geçirdiğimi düşündüğüm günler de bile düşündüklerimle olgunlaştığımı hissediyorum..Hoş boş gün olarak gördüğüm günler de benim kendi iç boşluklarımdan kaynaklanıyor farkındayım…

Boş boş baktığınız oldu mu etrafınıza..Bildiklerinizle gördükleriniz bir birine girip kafanızın içinde horon çekti mi mesela..Bana deli muamelesi yapmayın inanın oluyor böyle şeyler..Sizin doğrularınızla yaşananlar çatışıyor ve horon sesleri ufaktan kulağınızı çınlatmaya başlıyor..

Karman çorman bir yazı oldu ve daha da kötüye gidiyor farkındayım..Sabahtan beri sadece okuyorum ,izliyorum ve boş boş bakıyorum..İnsanları hala çok seviyorum ve hayranım bana öğrettikleri için hepsine ayrı ayrı…Boş bakıyorum diyorum ama her bakış kişiye bir şeyler katar bununda bilicindeyim…

Twitterden bir alıntıyla bitiriyorum yazımı..Madem karışık bir yazı oldu nokta da bu alıntıyla olsun..

”demzem lutfi kayan
Allah bize “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?”diye sorduğunda napacağz”

Sevgiyle kalın…

Not:Yazıyı tekrar okumadım tüm hatalar için özr dilerim..