tarafından

Ne Yapma(ma)lıyız…!


Ramazan geldi hoşgeldi…Bu yılda Ramazan Ay’ını gördük şükürler olsun.Geçen yıldan bu yana kimler öldü kimler kaldı..bir dahaki Ramazanı da görmeyi nasip etsin Rabbim hepimize..Ramazan geldi de bakalım neler yapacaz nasıl değerlendirecez ..Bereketinden faydalananlardan oluruz inşaallah…


Ne yapabiliriz/yaparız -1-


-Tüm gün ”açım açım” diye söylene söylene gezebiliriz.

-Susuzluktan şikayet edip durabiliriz tüm gün.

-Akşam iftarda yiyeceklerimizin hayaliyle geçirebiliriz günümüzü.

-Ya da şöyle şatafatlı iftarlar verebiliriz konu komşu hayran kalır soframıza.

-Ramazan Ay’ını sadece aç kalarak geçirmemiz de olası.

-Televizyonda yoksulları izleyip ”ah vah, yazık..”gibi cümleler kurup onlar için kılımızı bile kıpırdatmadan bir Ramazan geçirebiliriz.

-Günün yarısından fazlasını uyuyarak da geçirebiiriz.Malum sıcaklar da var günü en kısa zaman da bitirmenin en kolay yoludur uyku..

-Ramazan da bir yılda yemediğimiz kadar çok et ve et ürünü tükete biliriz.Tatlıların çeşidinin haddi hesabı da olmamalı ne de olsa tüm güç aç kaldınız tabiki her şeyin en en en iyisini hakediyoruz…

-Trafikte ya da iş yerlerimizde açlıktan ona buna sataşıp insanların da canını sıkabiliriz.


Bana sakın tabiki bunlar bizim hakkımız demeyin..Çünkü konuşma sırası nefsimize gelince tabiki dünyadaki tüm nimetler bizim hakkımız hem de fazlasıyla..Allah tabiki tüm bu nimetleri biz yiyelim diye yaratmış.İsteyen istediği yorumu yapabilir ama ben ben her konuda olduğu gibi bu konuda da örnek alınacak en GÜZEL İNSANI örnek alarak diyorum ki;Komşum açken benim fazladan yediğim her lokma bana helal mi bunun hesabını yaparım! Biraz düşünün komşunuzun tok olduğundan emin misiniz? Ben sadece kendi binamdakilerden eminim ama karşı/yan binadan haberdar bile değilim…Ve düşünün O(s.a.v) nasıl sahura kalkardı nasıl iftar açardı..!! Lütfen bilmiyorsanız araştırın…Ben araştıracam…


Ne yapabiliriz/yaparız-2-

-Bu ay insanlık için indirilen Kitabı daha çok okuyup anlamaya çalışabiliriz.

-Peygamberimiz (s.a.v.)’in hayatını okuyup O’nu gerçekten örnek almak için gayret edebiliriz.

-Her zamankinden daha iyi olmaya gayret eder daha çok yardımlarda bulunuruz.,

-Yoksul insanları bulup yediklerimizi onlarla paylaşabiliriz.

-Her zamankinden daha çok hoşgörülü olabilir elimizden geldiğince tebessüm edebilir,gönül kazanabiliriz.

-Daha çok okur daha çok öğrenir ,öğrendiklerimizi uygulayabiliriz ..yeter ki isteyelim.

-Midemizi dolduracağımızı yüreklerimizi doyurmak için geçiririz zamanımızı.


Ve bunları yapmak bizim elimizde..Benim diyeceklerim şimdilik budur..Ramazan boyunca nasılsa aklımdakileri/yüreğimdekileri dayanamayıp daha çok yazarım…


Ramazana Ay’ını en güzel şekilde geçiririz inşaallah..Ve hepimiz için bereketli bir ay olsun..Tüm dünya ve ülkemiz için hayırlara vesile olsun …


Sevgi ve muhabbetle dostlar..

Reklamlar
tarafından

Dost’a Bakışım

  Bir çok yerde tekrarlamışımdır.Ben çoğunlukla dost olan ama dost bulamayan biriyimdir.Yo öyle kendimi beğenmişliğimden değil inanın..Yapım öyle ve çok uğraşsam da değiştiremiyorum.Gençlik yıllarımda(18li çağlar) derdimi sıkıntımı yaşadıklarımı önce günlüğüm sonra da annemle paylaşırdım.Annem derdi ki;”Kızım lütfen yaşadıklarını başkalarından duymayayım önce bana anlat ben sana hiç bir zaman yanlış şeyler söylemem” onun için hep annemle paylaştım sırlarımı…(sır dediysem öyle ufak tefek şeyler ya,şimdikiler gibi gizli saklı entrikalar değil) 


  Hayatımın hiç bir döneminde arkadaş yokluğu çekmedim..Hiç kimsenin olmadığı yerde bile börtü böcekle arkadaşlık yapabilecek bir yetenek vermiş Allah bana..İlla bulurum kendime arkadaş..Hoş ilk bakışta beni pek sevmeye bilirler çünkü ilk anda tepkisizimdir de sonrasında sevmezse ağzından girer burnunda çıkar sevdiririm kendimi 😉 Egom konuşmuyor inanın,sadece bu özelliğimi seviyorum ve anlatacağım konuyla alakalı olduğu için yazmak zorundaydım…..(silah dayamışlardı başıma onun için zorundaydım)


  Bir DOSTta olması gereken özellikleri bir kişiden beklemiyorum mesela…Hiç yalansız(ki yalansız insan bulmak mümkün değil bence), her anımda yanımda olacak(tlf mu ki bu her an yanımda olabilecek),size hiç kırılmayacak (hadi canım var mı böyle biri),her yaptığıyla size örnek olacak( bu derece mükemmeli varsa lütfen mail adresimi verin kendine benden bile habersiz),her canım sıkkın olduğunda gelip beni teskin edecek ve asla sıkılmayacak dertlerimi dinlemekten (büyük sabır ister böyle bir şey),aynı şeylere gülebilecek (bak bu zor değil aslında ama tüm güldüklerimizin de aynı olması zor gibi sanki),zevklerimiz belki renklerimiz bile bir olacak( hadi bunu abarttım kabul edeyim) hatta ve hatta aynı takımı tutacak (ya değil dostlarım arkadaşlarımdan biri bile benim tuttuğum takımı tutmuyor bu nasıl şey kardeşim) gibi ortak noktalarınızın olacak.. (e tabi bir kaçında abartı olabilir ama onlarda tebessümlüktü anlamışsınızdır)


  Dostta aradıklarımı (ya da olması gerekenleri) farklı farklı kişilerde çıkarıyor Rabbim karşıma.Bundan da şikayetçi değilim inanın.Ha hiç mi dostum yok var tabiki canım olan dostlarım çok.Bir tanesini benim için şimdiye kadar yanında en açık(düşünce ve paylaşım olarak) olduğum kişidir ve Rabbim eksikliğini vermesin inşaallah.Bir arkadaşım bilgi açısından dostum olur diğer arkadaşım insanlık açısından.Bir arkadaşım en bunaldığım anımda sıkıntımı hafifletmem ya da unutmam konusunda yardımcı oluyor bir diğeri bana yol gösterme konusunda.Bir arkadaşım hayatı öğrenme yolunda bana adım oluyor bir diğeri olaylara daha farklı bakmayı öğretme konusunda.Kendimi geliştirmem konusunda yardımcı olan dostlarım da var zor anlarında insanlara nasıl yaklaşmam gerektiği konusunda örnek aldığım arkadaşlarımda.İlkokul mezunu ama kendisinden insanlık namına çok şey öğrenebileceğim arkadaşlarım da var ,üniversite mezunu arkadaşlarım da..Ve hepsinden alabileceğim/öğrenebileceğim çok şeyler var..Beni ben yapan duygu ve düşüncelerimde hepsinin katkısı var ,varlıkları için her daim şükrediyorum.Onlarla hayatı öğreniyorum..Biliyor musunuz bazen sizinle hiç alakası olmayan ya da belki de sevmeyeceğiniz biri bile size hayatta bir şeyler öğretebiliyor..Onların da öğrenmenizde katkıları çok oluyor (tabi şimdi konumuz onlar değil) 


  Aynı görüşte olmadığınız, aynı dini yaşamadığınız, aynı şeylerden zevk almadığınız insanlarda arkadaşınız olabilir ve hatta hiç ummadığınız anlarda size dost olabilir ne garip değil mi!Tartışmaya başlasanız sonu kavgaya gidebilecek insanlarla aynı şeylere gülebilir aynı şeylerden bahsedip mutlu olabilirsiniz..Yeter ki siz isteyin…Siz neyseniz karşınızdakini de öyle görürsünüz ben buna inanıyorum..Ve karşımdakini kendim gibi bilmek dışarı dan bazen kaybetmek gibi görünse de manen hiç kaybettirmiyor…


  Hiç aklınızda yokken eski bir arkadaşınız sizi arar ve o anki olumsuz ruh halinizin düzelmesini sağlar, hiç tanımadığınız biriyle kısa süreli bir sohbet tebessüm etmenize vesile olur,yine hiç tanımadığınız birinin hayatını izlemek/dinlemek size şükretmeyi bir daha hatırlatır…Buna benzer şeyler..Ben bunlarda hep dost kırıntıları görürüm ve şükrederim..Dost olabilen yürekler ne benden ne sizden uzak olmasın inşaallah…
tarafından

Hayat Bazen ”Hüzünlü Tebessüm”Tadında (”Hüzünlü Tebessüm sözü çalıntıdır )

  Bazen hayat içinde geçen olaylarla ve içinde barındırdığı insanlarla sizi değiştirmeye uğraşıyor gibi gelir size (yoksa bir tek bana mı böyle geliyor ..olabilir de)ama her şeye rağmen sizi siz yapan düşünce zincirlerinizi koparamazlar.Üstünü örterler ama o zincirleri tamamen koparıp yok edemezler.İçinde hüzün ve mutluluğu barındıran bir cümle oldu bu.Sizin siz gibi olmanıza köstek olmaları(bak bu kısın bildiğin hüzün) ama tüm kösteklere rağmen sizi kendilerine benzetememeleri (bu da iyi haber kısmı)


  Sevdiğiniz insanlarda yapabiliyor bunu.Sizi, kendilerinin oluşturdukları kalıplara sıkıştırmaya çalışmak…Söyleseniz bunu  kabul etmeyeceklerdir ama durum bundan ibarettir.Ya giyiminizi, ta tepkilerinizi, ya düşüncelerinizi ya da hareketlerinizi yadırgarlar/yargılarlar.Bu, kendi kalıplarına göre size bakıp ,kendilerini doğru görüp sizin fikirlerinizi yok saymak değil mi(sorarım size değil mi .? (Evet evet itiraz etmeyin durumun özü bu) Onların düşünce kalıplarına uymuyorsanız siz tuhafsınız/asisiniz/inatsınız/cahilsiniz/sabit fikirlisiniz/görgüsüzsünüz…v.b. belki de hiç haketmediğiniz düşünce bakışlarına muhatap olursunuz.


  Ama pozitif bir şey daha yazayım mı..?Zamanla,siz ihtiyarlarken mesela; başkalarının sizi ezmeye çalışan düşünceleri pek de umurunuzda olmamaya başlıyor.Biraz şanslıysanız/kendinize vermeniz gereken değeri erken farkettiyseniz geç kalmış sayılmazsınız…Ama kendinizi harcamak yaşam biçiminiz olmaya başladıysa işte o zaman gerçekten kaybetmeyi de göze almışsınız demektir. (aramızda kalsın ama ben bu cümleden pek bir şey anlamadım öylesine döküldü klavyeden/parmaklarımda)


  Tabi bu kendini sevmek kendine değer vermek de yanlış anlaşılıyor zamanımızda.İnsanlar kendine değer vermek deyince kendini zirveye koy,kendini bulunmaz hint kumaşı gibi lanse et gibi bir şey anlıyor.Aman ha ,yok öyle bir şey kibirden burnunuz Kaf Dağına doğru yola çıkar benden demesi.Ve kibir de insanı yoldan çıkarır bilirsiniz.Kendine değer vermek,Sevilerek Yaratıldığının bilincinde olmak ve bu sevgiye layık olabilme gayretidir.Haddini bilmek ve sevgiye layık olabilmek..Of ki of bu da yürek ister ….


  Hiç alakası yok ama bir de şu geldi aklıma.Böyle rutin rutin yaşamınıza devam ederken karşınıza güzel tebessümlük olaylar/kişiler/düşünceler çıkar.Nasıl şirindir bunlar hayatın içinde.Hani böyle kızgın kumlardan serin sulara atlamış gibi (ben bu sözü bir yerden hatırlıyorum reklam kokuyor buralar hayırdır inş)Hiç bir şey bulamasam bu tebessümler için bile hayatı seviyorum (yok aslında hayatı sevmek için sayısız nimet bulabilirim de bu akşam hayata tutunmak için bunu seçtim) Şükür..Her daim şükür…Verdikleri ve vermedikleri için Allah’a binlerce şükür…


  Gece gece (bir de korkunç sıcak)anca bu kadar düşüncelerimi toparlayabiliyorum.Hatamız varsa affola affolmazsa aşk ola..(Allahım bu nasıl cümle insanların benden tiksinmeleri için liste başı bir cümle oldu)Sevgi var ya sevgi..İşte sevgi yüreğinizde her şeye inat hep var olsun canlı olsun ve mümkün olduğunca da çok dağıtın o sevgiyi..İnanın hiç ama hiç bir zararını görmeyeceksiniz..


Not:Yazıyı tekrar okumadım noktalama ve kelime hatalarım olabilir.Hataları görmemezliğe gelin lütfen…

tarafından

Konya-Nevşehir 223 km

Kısa süreli de olsa tatil yaptım sayılır.Amaç gezmek görmekse ben bunu en çok merak ettiğim şehirlerden bir kaçında yaptım çok şükür..Geriye kaldı 10 il daha.gidip görmek istediğim ülkeler kısmına girmiyorum bile …


Öncelikle Konya’dan başlamak istiyorum yorumlarıma..Yol üstündeki diğer şehirlerden başlamalıydım ama benim için özel bir olaydan dolayı Konya’dan başlamayı seçtim.Konya’ya en çok gidip ziyaret etmek istediğim yer Şemsi Tebriz’inin kabriydi.. Şükür ziyaret edebildim..


Konya güzel ve düzenli bir şehir.Temiz olmasını da eklemeliyim…Dikkatimi çeken olumsuz bir kaç şey de; trafikte şoförlerin yayalara pek de saygılı olmadığıydı (Konyalılar kızmasın lütfen) Yaya geçidinden geçerken bile karşıdan gelen arabalar korna çalıyorlar (çabuk geç yoksa ezeriz der gibi) Bir de ”etli ekmek” beni hayal kırıklığına uğrattı.Etli ekmek deyince karşımda lahmacunvari bir şey beklemiyordum .Daha çok pide üzerine fırında pişmiş et gibi düşünmüştüm ama yanılmışım ne yapalım …İnsan umduğunu değil bulduğunu yermiş …


Konya’da güzel/özel bir pansiyonda kaldık.dışarıdan bakıldığında eski/köhne bir yermiş gibi görünen ama içeri girdiğinizde ayrı bir dünyaya girmiş gibi hissettiğiniz çok hoş bir mekan..Güzel niyetlerle açılmış ve canlı tutulmaya çalışılan özel bir mekan…Sabah siz kalkmadan kahvaltınızın hazır olduğu ,isteyenler için bilgisayarın/internetin bulunduğu,dışarı çıkarken de anahtarının size verildiği kendi eviniz gibi rahat edebildiğiniz bir mekan..Tekrar gitmek isteyeceğiniz sevimli mekan…


Ve Nevşehir.Ayrı bir dünya.Doğa harikası yerler…İzlemeye ve gezmeye doyamayacağınız yerler…Oluşumlar içinde oteller var ama biz kalamadık..Bir dahakine inşaallah diye ayrıldık Nevşehirden …Tek sorun yemek konusunda yaşadık..Yemek yiyebileceğimiz iyi bir yer sorduk bir kaç kişiye ama net bir cevap alamadık…Dolaştık sokaklarda ve en uygun lokantaya girdik…ama çıkarken pek de memnun ayrılmadık (nankör değiliz inanın bildiğimiz bir şey var ki memnun kalmadık)Sanırım Nevşehirliler dışarıda pek yemek yemiyorlar (şaka ya şaka kızmayın Nevşehirli dostlarım)


Sonrasında İstanbul’a gittik ki İstanbul’u anlatmaya gerek yok..Zaten İstanbul’u en güzel, şair ve yazarlardan okumak/dinlemek lazım..Benim gibi edebi bilgisi olmayan amatör bir yazardan değil…

Asmalı Konak dizisi Türkiye’yi ekrana kilitlemişti 

 

 

 

Beni haya lkırıklığına uğratan yemek bu işte:)

 


 

Navigasyona uyduk  kaybolduk  ve kendimizi dağ yolunda bulduk:)

 

Ben kaya/lıklara hayranım…

 

 

 

Yeşillik ve kayalar ,daha ne olsun:)

 

Beyaz melek gibi…

 

Dünyaya açılan kapı..

 

Rahiplerin yemek odasıymış

 

Burada kim yaşamak istemez ki..

 

mezarlardan biri..neden bina içlerinde olduğunu anlamadım ama..

 

Bu resimdeki 7 yanlış 🙂

 

Konya yolunda gün batımı

 

Pansiyon salonunun duvarlarından..

 

Salon

 

Yine salon

 

yatak üstündeki eşyaları görmemezlikten gelin lütfen:)

 

oturma odasından 

 

Gece Mevlana Camii
Bilmeyen yoktur..

 

Şems-i Tebrizi


tarafından

Allah Aşkına Yardım Edelim..!

”Kuraklık ve açlığın her zaman olduğu gibi yine çocukları etkilediğini ifade eden Güzel, gezdiği kadın ve çocuk hastanesinde gördüklerini de şöyle anlattı: ‘’ Mogadişu’ya ulaşabilen insanlar bitkin düşüyorlar. Yeterli düzeyde beslenemedikleri içinse durumları ağırlaşıyor. Kadın ve çocuklar artık yürümeyi bırakın yere bile basamıyorlar. Çok acı bir benzetme olacak ama çocuklar adeta iskelet şeklindeler. İncelemede bulunduğumuz bir hastane de küçük bir çocuğun yüzü sineklerden görünmüyordu. Serum bağlanmıştı fakat çocuk gözleri sabit bir noktada tutamıyordu  Hayatım boyunca kendimi bu kadar çaresiz hissetmedim. Gözlerimin önünde bir çocuk yavaş yavaş ölüme gidiyor ve bense hiçbir şey yapamıyorum.’’(İHH sitesinden Alıntı)

Mü’minler birbirini sevmede, birbirine acıma ve şefkat gösterme husûsunda bir vücûd gibidir Vücûdun bir uzvu rahatsızlanırsa, diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateş ile onun acısına ortak olurlar Buhârî, Müslim”
” İbn-i Abbas’dan (ra) işitildiğine göre, İbn-i Zübeyr’e haber vererek şöyle demiştir:

Peygamber (sav)’in şöyle dediğini duydum:
“ Komşusu aç olup da karnını doyuran kimse, mümin değildir


  Uzun uzun yazı yazamıyorum çünkü sözün bittiği yer işte bu…Resimler her şeyi çok iyi anlatıyor cümleleri içinde barındırıyorlar…Bakmaya,duymaya,görmeye yürek dayanmıyor öyle acı gerçekler…Birileri keyif sürerken lüksün zirvesinde dolanırken diğer taraftakiler bir tabak yemek bir bardak suya muhtaç halde…!

  Ramazan Ay’ı geldi lütfen tüm insanlık için dualarımızı esirgemeyelim ve lütfen lütfen lütfen bu insanlara yardımcı olmak için bir adımda biz atalım.Belki elimizden çok büyük şeyler gelmiyor yine de yardım kuruluşlarından araştırıp bizlerde elimizden gelenin  fazlasını yapabiliriz …İnsanlar açlıktan ölüyor daha ötesi mi var…Allah yardımcıları olsun inşaAllah…

  SOMALI yaz 3072’ye gönder 5 TL destek ver #İHH
                                 
                                  Ve sözün bittiği yer …! 

 

 

 

 

 

 


  SOMALI yaz 3072’ye gönder 5 TL destek ver #İHH
tarafından

Türkiye’de Hepimiz Kardeşiz…

Vatan için  canlarını verdiler.Bize de bu emaneti en iyi şekilde birlikte korumak düşer..

Benim en yakın arkadaşım bir Kürt.Ve bu ,bu ülke için gayet doğal bir durum.Çünkü  ırkı ne olursa olsun bu ülke üzerinde hepimiz kardeşiz.Klasik bir cümle olacak ama çok da güzel olacak,bu ülke için atalarımız canları pahasına savaşmışlar.Ben Türk’üm sen Lazsın sen Kürtsün diye kavga etmemişler.Tek bir yumruk olmuşlar bu vatanı kurtarmak için savaşmışlar.Rabbim hepsinden razı olsun,mekanları Cennet olsun…


Ben ülkemde ırk sorunu olduğuna inanmıyorum.Irklar arası sorun varmış gibi gösterilmesinin altında ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar bulunuyor…Kürtlerle p..’lıların birmiş gibi gösterilmesine de karşıyım…Bu ülkenin Kürtlerle ya da başka hiç bir ırkla sorunu olduğunu düşünmüyorum.Sorun olan sadece p.. yani dıştan yönetilen,Türkiye’yi karıştırıp/bölmeye çalışanların bir araya toplandığı yer.


Biri bana şunu söylesin;Kürtler hangi okullara giremiyor( başörtülüler giremiyor hatırlatırım) hangi mesleği yapamıyor (arkadaşımın abisi albay) nerede yaşayamıyor ? Okul,hastane hizmetleri verilmiyor mu? Yolları suyu mu yok? Ki bunlar iyi bir hizmetle hallolacak şeyler ve aşılmaya çalışıldığını da söyleyebiliriz…Okullar yapılıyor ,hastaneler yapılıyor ve hizmet veriyor..peki sorun ne ? Bir dip not olarak;belli bir döneme kadar tüm bunlara sahip olmayan bir çok köy vardı batı illerinde de..Yani sadece doğu illerimize has sorunlar değildi bu…Peki şimdi sorun ne? Bu ülkenin her şeyinden hepimiz yararlana biliyorsak hala Kürt hakları diye seslerini yükseltenler ne yapmaya çalışıyorlar..Hakları yenen Kürt kardeşlerimiz için adalet için mahkemelerimiz var…


Ezilen halk diye Kürt kardeşlerimizin p… tarafından kullanıldığını düşünüyorum ve hala da devam ediyor bu durum…Kürt kardeşlerimizin artık bu duruma bir ”dur”demeleri lazım…Seçim zamanları baskılara boyun eğmemeliler artık.Haklarını dağlarda arayanlara boyun eğmemeliler…! Bu duruma/gidişata ”Dur!” demeliler..Ve bu da anca onların sağ duyularıyla olacaktır…


Artık kan akmasın! Bunu hepimiz can-ı gönülden söylüyoruz.Sağ duyuya çağırılıyor sürekli halkımız.Bizim halkımızı sağ duyuya çağırmaya gerek yok ki bizler kardeş olduğumuzu biliyoruz ve bu şekilde memnuniyetle yaşıyoruz güzel ülkemizde…Bizim sorunumuz p.. illetleriyle.Ve ben dış güçler tarafından yönetilen p..nin hiç bir şekilde bu gidişi durduracağını sanmıyorum.(umarım yanılıyorumdur)Çünkü önemli bir ülkedeyiz önemli bir konumdayız ve bu ülke üzerinde oynanan oyunlar her zaman vardı hala da devam ediyor…Bu olanlar sadece Kürt sorunu falan olsaydı çoktan çözülmüş olurdu.Eğitim ve hizmetle…ama bu farklı bir oyun ve Rabbim yardımcısı olsun hepimizin..Bu vatan kardeşlerin canla başla savaşmasıyla elde edildiyse ,ülkeyi bölmeye çalışanlar,karıştırmaya çalışanlar asla emellerine ulaşamayacaklar…inşaallah…


Bir not daha düşmek istiyorum son olarak.Kürt sorunu olduğuna inanmadığımı ve p..ile Kürtlerin bir gösterilmesini kabul etmediğimi söyleyerek şunu belirtmek istiyorum..Bir kaç yerde rastladım buna ,p..sorununu israil-Filistin sorununa benzetenleri de buradan kınıyorum…İkisi arasında hiç bir benzerlik olmadığını düşünüyorum…Filistin, kendi ülkesinde esaret yaşıyor,başka yerlerden gelip ülke içinde sahiplik iddeasında bulunmuyor..Zaten kendine ait olanın savaşını veriyor..Ayrıca orada yaşananların dinler arası bir savaş olduğunu düşünüyorum…



Allah doğru yolda ayağımızı sabit kılsın ve her konuda yar ve yardımcımız olsun…


13 şehidimize Allah’tan rahmet , ailelerine de sabırlar diliyorum…

Bu ülke insanı kardeşliğini koruyacak ve oyunlara gelmeyecek..

tarafından

Herkes Kendi Cümleleriyle Tamamlanır….


-Kavga etmek isterdim aslında…!Ama sonucu olmaz ki… Karşımdaki insan haksızsa ve bana ithamlarda bulunursa..Ama artık uğraşmıyorum ”Ben sandığın kişi değilim”demek için ve susuyorum karşımdaki anlamaktan uzaksa cümlelerimi…Ne gerek var doğruları anlatmaya, anlamayacağını gerçek anlamda dinlemeyeceğini bildiğin kişilere!


-Tepkilerimi saklamayı da hiç öğrenemedim-öğrenmeye çalıştım mı onu da bilmiyorum-o an tepkimi bakışlarımla ya da tek bir sözümle belli ediyorum.İşin kötüsü tepki vermesem bile günü geldiğinde yapılan kötülüğü ima ediyorum( bu huyumu sevmiyorum ama değiştirmek için uğraşıyorum)


-Gülümsemeyi ve dinlemeyi seviyorum.Yaşlıların hayat hikayelerini dinlemeyi deneyin sessizce..Anlatacak ne çok şeyleri oluyor ,neredeyse nefeslerinden kısıp devam ediyorlar hikayelerine.Yaşanmışlıkları ve tecrübeleri ,hayranlık uyandırır cinsten…


-Şimdilerde bu değişti ama önceleri hiç meraklısı olmadığım halde dostlarımın yapmaktan hoşlandıkları şeyleri yapardım.Şimdi daha çok onlar benim meraklarımla ilgileniyorlar…Şaka bir yana zaman insanı daha katı mı yoksa daha bencil mi yapıyor anlamış değilim.Ya da daha rahat ifade ediyorsunuz kendinizi …İyilikler bunu dışında tutulmalı,onlar insan olmanın olmazsa olmazlarından.


-Çizgi film ve belgesel izlemeyi seviyorum.Hayatın, yanlışları çok gürültüsü fazla gidişatından insanı uzaklaştırıyor(yeni nesil çizgi filmler konumun dışında)Çizgi filmlerde konuşturulan hayvanlar sizi tebessüm ettiriyor ve çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu o an için bile olsa hatırlatıyor.Belgeseller ayrı bir alem,tefekkür için mükemmel izlenimler…Bir çok dünyanın/yaşamın için içe olduğu dünyanın gözler önüne serilmesi.Ayrı yaşantılar,aileler,koloniler,savaşlar,liderler…mükemmel düzen…


-İnsanları tanımaya meraklı biriyimdir.Ne kadar çok insan tanırsam, ne kadar çok hayat okur/dinlersem ,ne kadar çok insanı sever onlar tarafından sevilirsem o kadar mutlu oluyorum.Ne kadar çok iletişim kuruyorsam ruh olarak o kadar gelişiyorum gibi geliyor bana…insan sevip sevildiği kadar yaşıyordur bence.Sevgi içinde olduğu kadar mutlu etmeyi de biliyorsundur.Ne kadar sevgi varsa içinde o kadar sevgi dağıtırsın çevrene ve o derece huzur olur hayatında.