tarafından

Bir Beşerin Sevgi Fısıltısı

Seni anlatacak uzun cümleler kuramıyorum.Çünkü bana  yaşattığın aşkın güzelliğini yeteri kadar  dile getiremiyorum..Seni anlatacak cümleleri hep yüreğimde saklıyorum ve onları  sevginle suluyorum/canlı tutuyorum.Uzun cümleler kuramıyorum, sayfalar dolusu seni anlatamıyorum ama…Sen benim sevgimi hissediyorsun…

Ve biliyorsun ki;

Seni çok Seviyorum…!


Reklamlar
tarafından

Sessiz Çığlıklarım…! -2-

-Ne kadar cahil bu insanlar! Lafını senin dediklerini/savunduklarını kabul etmedikleri için söylemek tuhaf olmuyor mu?


-Karınca bile safını belli ederken bizim hangi safta olduğumuza karar verememiş olmamız düşündürücü!


-Herkes her şeyi biliyor ki her konuda konuşuyor.Bir de eğitim seviyemiz düşük derler..


-Aşırı Yüceltme ve haddi aşan yerme konusunda rakibimiz yok


-Allah yardımcınız olsun Dualarımız sizinle Yiğitler #TurkAskeriDualarimizSizinle


-İçindeki nefreti kusmak için her fırsatı değerlendirenler keşke sizleri hiç görmesem duymasam


-Sesi güzel inşaat işçisini tesadüfen duyup ona kaset yapanların olduğu ülkem de benimde sesimi duyup bir lafımı dinleyen insan çıksa 


-Bu dünya seveceğmiz/sevmeyeceğimiz kişileri seçerek mi geliyoruz anlmıyorum.Bazı insanlara kanımız hemen ısınırken bazılarına hiç ısınmıyor


-Sosyal mesaj veremiyorsam rahatım yerinde demektir 😉


-En büyük AŞK ,.kişinin kendi yaşadığı aşktır


tarafından

Kazım Koyuncu…Zuğaşi Bere

Zuğaşi Berepe Gurubunda  duymuştum adını ilk….Gerçi o gurup çok da tanınmamıştı ama Laz müziği adına büyük bir adımdı zamanında…Çok iyi tanıdığımı söyleyemem Kazım Koyuncu’yu ama hakkında bildiğim tek gerçek şu ;işini en iyi şekilde yapan bir sanatçıydı…Genç yaşta yitirilmiş bir değer …Onu en iyi şarkıları anlatıyor biz de severek dinliyoruz..Karadeniz’in hırçın çocuğu,şarkıların hala sevenlere eşlik ediyor..!Sen gittin ama şarkılarınla yaşıyorsun yüreklerimizde…

Allah rahmet eylesin…


Bir çok güzel şarkısı var ama bu başka benim için;

İşte gidiyorum

Birşey demeden

Arkamı dönmeden

Şikayet etmeden

Hiçbirşey almadan

Birşey vermeden

Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde

Yürüyorum sanki senin yanında

Sesin uzaklaşır herbir Adımda

Ayak izim kalmadan gidiyorum

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı

Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı

Bana kimse sen gibi sarılmadı

Işığımız sönmeden gidiyorum


“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”(Kazım koyuncu)

tarafından

Birlik Beraberlik;Dirlik Düzenliktir

O’nu ilk tanıdığım günü hatırlıyorum. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuş gibi neşeli bir sohbetin içinde bulmuştuk kendimizi. İlk tanışmamıza rağmen, Biz sürekli konuşuyor ve gülüşüyorduk. En son ayrılırken birbirimize ”Sanki seni yıllardır tanıyor gibiyim” demiştik. O gün beni, O’nunla karşılaştıran Rabbime şükürler olsun!…

Doksanlı yıllarda Diyarbakır’dan buraya gelmişler. Aslen Urfalı oldukları halde babasının işi icabı Diyarbakır’da yaşıyorlarmış.. Nerelisin dediğimizde ”Diyarbakır doğumlu Urfalı’yım” diyerek bizi  hep güldürürdü. Çocukluğunu sevgiyle, özene bezene  bize anlatırdı. Batıya göç etmelerinin nedeni ise, babasının evlatlarını okutmak istemesi, o zaman zarfında yaşadıkları  Doğu’da sorunların olmasıymış. Altı çocuğunun hepsini de okutmuş babası. Kızlar Lise’yi bitirmiş, erkekler ise, iktisatçı, işletmeci  ve biri de albay  olmuşlar.. Doksandokuz marmara  depreminde evleri yıkılmış; aile torunlarını ve damatlarından birini kaybetmiş depremde.. O büyük yıkımdan sonra bütün aile Urfa’ya geri dönmüşler.. Çocuklar geri dönmüş ama anne  ve baba, evlat  ve eşini kaybeden abla ne yazık ki memleketlerine dönmemiş…

Bu aile kürt kökenli bir aile.. Benim ilk kürt kökenli arkadaşım… Ailesini de, geçtiğimiz iki üç yıl içinde, iyice tanıma fırsatım oldu. Bütün aile; sevgi dolu, saygılı, yardımsever  ve  inançlı insanlar.. Rabbim hepsinden razı olsun..Ablası eşini ve bir evladını kaybetmiş olmasına rağmen,  olağanüstü sabırlı olup,  sabrı da Allah’a sığınmakta bulmuş kocaman yüreği olan, melek yüzlü bir insan… Onlarla ilgili olumsuz hiçbir bir şey söyleyemem, asla   düşünemem de…

Bunları  sizlerle paylaşmamın nedeni; Sizleri bilmem ama ben eskiden,  kürt kökenli kardeşlerimizi sadece televizyon ve gazetelerden izlediğim haberler kadarıyla  tanıyordum.. O haberleri de az çok, Sizler de tahmin edersiniz… Genel bir bakışla  başka dünyanın insanı gibi uzak gelirlerdi bana.. Yine de hiçbir zaman, inancım gereği, öyle kötü niyet  ve düşüncelerle  bakmadım Onlara.. Çünkü benim düşünceme göre hiç kimse ırkını, ülkesini, dilini, dinini hatta cinsiyetini bile seçmiyor dünyaya gelirken.. Bunların hepsinde bir hikmet vardır muhakkak… İnsanlar seçimini kendisinin yapmadığı  bir şey yüzünden asla yargılanmamalı.. Dinimiz ”Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur, üstünlük yalnız takva iledir.” der.. Onun için ben yapım ve inancım gereği, bir kişinin ırkından çok nasıl bir insan olduğuyla ilgilenmişimdir..

Benim can dostumun kürt, kızılderili olması, ya da zenci olması neden önemli olabilir ki? Ayrıca o benim canım ve kardeşimdir.. O da benimle birlikte şehit haberlerine üzülüyor, ağlıyor ve onlara dua ediyor.. Her sıkıntımda O yanımda olabiliyor.. Mutlu günümde de O  yanımda bulunabiliyor… Aramızda ayrımcılığı nasıl düşünebiliriz. Aklımızın ucundan bile geçmez böyle bir düşünce.. Nasıl ki ben can dostumla mutluluğumu ve üzüntümü paylaşıyorum, bu güzel ülke de,  tüm etnik kimlikteki vatandaşlar da diğer kardeşleriyle mutluluğunu ve üzüntülerini  paylaşacaktır… Çünkü ”Hepimiz biriz, kardeşiz, etle tırnak gibiyiz..”  Çanakkale Zaferimiz bize en güzel örnek… Her Türkiye vatandaşı ömründe bir defa da olsa Çanakkale’ye gidip Şehitlikleri görmeli ve mezar taşlarını okumalı.. Aslını, neslini, görmeli, ders almalı, ibret almalı.. Milli ücadelenin, milli bir ruhla,   milli birlik ve beraberlikle bu güzel ülkemizin nasıl kurtarıldığını ve asıl düşmanların kimler olduğunu uzun uzun düşünmeli!..

Dostum ve ailesi gibi nice güzel insanlar, aileler var kürt kökenli vatandaşlarımızın içinde.. Bir grup kendini bilmezler yüzünden hepsini genelleyip dışlamak çok yanlış… Zaten yıllardır ülkemiz üzerinde akla hayale gelmez oyunlar oynanıyor bunun hepimiz farkındayız.. Bölücü çabalara asla pabuç bırakmayacağımızı biliyorlar artık.. Haddini bilmez hainlerin  bu kardeşliği bozma çabaları da en kısa zamanda boşa çıkacaktır.Şer bildiğimiz olaylarda  ummadığımız hayırlar çıkabiliyor.. Bu hafta yaşadığımız deprem acısıyla şunu gördük ki; bizler bir bütünün parçalarıyız..  Bir uzvumuz acı çekince bu hepimize yansıyor.. Acılar bizi, bu yaşadığımız afet sayesinde  birbirimize kaynaştırıyor.  Birlik ve beraberliğimizi perçinliyor. Bu sayede kendimize geliyor, özümüze  dönüyoruz.

Lafı binbir dereden su getirerek uzatmanın bir anlamı olmasa gerek. Alemlerin övüncü, Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatü ve sselam’ın ibret alınacak bir hadisini paylayarak hep birlikte  feyz alalım.

“Mü’minler ! .. Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbiniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler.”

Not:Fotograf ve yardımlarınız için teşekkürler Hocam..Sağlık ve huzurla var olunuz…

tarafından

Sorun Bende Sanırım!

Evet biliyorum burası imtihan dünyası..Evet biliyorum her zaman gülmemiz,mutlu olmamız huzurlu olmamız mümkün değil..Evet biliyorum bu gün ağlıyorsak yarın güleceğiz…Evet biliyorum herkesin kendimiz gibi olmasını beklemek hiç gerçekçi değil..Evet biliyorum herkes iyi olacak diye bir şey yok…! Peki neden mi bunları yazıyorum…?

Bu dünyada anlamadığım bir çok şey var bunlardan biri de insanların çoğunun artık sahtekar olması…İnsanlar nasıl bu kadar rahat yalan söylüyorlar..İnsanlar nasıl oluyor da kendi menfaatleri için başkalarının duygularını istismar ediyorlar..En mükemmel gibi görünen kişiler bile menfaatleri söz konusu olunca birilerini ezip geçebiliyor…

Hadi diyelim ki aslında insanlar dürüst, güvenilir,merhametli ve vicdanları sağlam…! Neden ben sürekli sahtekar (maddi manevi sahtekarlık) insanları görüyorum duyuyorum..!Sorun bende mi yani? Fakiri de zengini de, cahili de alimi de (gerçek alimler istisna) birilerini nasıl kandırabilirim derdinde…Kim, kimi ezip öne geçerim derdinde sanki…Bir yarış var ve dürüst olanlar o yarışta olanların ardından baka kalıyorlar…! Dürüstlük para etmediği için insanlar dürüstlüğü rafa kaldırmışlar gibi geliyor bana..!

Sürekli aynı soruyu soruyorum kendime ”Nasıl olur da bu derece rahat sahtekârlık yapabiliyorlar?” Allah’tan korkmayan insanlar çoğaldı..Bazıları da (rahat rahat kandırabilenlerden bahsediyorum) Allah’ın sadece Rahmetine sığınıp Kahhar ismini görmemezliğe geliyorlar sanırım! Onların aksine ben Allah’tan korkuyorum,hem de çok korkuyorum..Rahmetine her daim sığınıyorum ama bilerek günah işlediğim zaman bana hatırlattığı Cehenneminden korkuyorum…! Korkmayacak kadar cesurlara da hayret ediyorum…

İnsanlar içinde gerçekten iyiler var(dır) muhakkak ama kesinlikle sayılarının çok fazla olmadığını düşünüyorum,menfaatleri söz konusu olunca kişilikleri değişen kişilerin yanında..! İyilik her durumda her anında kişide olan bir şeydir..İşine geldiği zaman iyi olup, menfaati gereği cebe atılacak bir şey değil…İyiyseniz dürüstsünüzdür de (en azından öyle olmalısınız) Çok zor sanırım bütün iyi özellikleri her daim taşıyabilmek..Yoksa neden insanların çoğu işine geldiği zaman iyi omaya çalışsın ki? Neden insanlar riyakâr olsun ki? Neden insanlar birilerine iyi görünürken birilerini de ezip geçsin ki?

İyilik de,kötülük de, menfaatte, merhamette, vicdan da artık göreceli olmaya başladı galiba ! Yoksa neden gerçekten İYİ,DÜRÜST,EMİN kimselere saf denilsin ki bu devirde !

Ümit var olmalıyım ..Her şey daha güzel olacak…! İnsanlar aç gözlülükten kurtulacak bir gün o doymayan gözler doyacak..Evet ümit var olmalıyım…!

tarafından

Deprem Gerçeğimiz ama Ölüme Sebep Olan Binalar Gerçeğimiz Olmasın!

yıkılan evler ,yıkılan aileler,yıkılan yaşamlar:(
Yüzlerce kişi öldü, bir çok aile dağıldı:(
Yunus’u da kaybettik 😦Bunca acılar yaşanırken hala saçmalayan kişiler var ya diyecek söz bulamıyorum..İnsan içindeki nefreti  en acı durumlarda bile kusabiliyor ya…!Merhamet yürek de olmayınca istediğiniz kadar insan olduğunuzu iddea edin nafile..Başına felaket gelmiş insanlara ”oh oldu haketmişlerdi” diyebilen biri  insan sayıla bilir mi? Merhameti olmayanın ne sevgisi, ne iyiliği ne de insanlığa faydası olur…”Nice elbiseler gördüm içinde insan yok” sözünün canlı örnekleri bu tip insanımsılar(!)

Biz izlerken bu derece üzülüyoruz Rabbim depremi yaşayanlara ,yakınlarını kaybedenlere binlerce defa sabır versin…Yardımcıları olsun … Çok zor bir dönemden geçiyorlar..Ben de depremi yaşamış bir şehirde yaşıyorum ve çok iyi biliyorum ne gibi sıkıntılar yaşanabilceğini…Rabbim yardımcıları olsun ve bizleri de yardım için vesile kılsın..

***

Deprem bu ülkenin gerçeği ve deprem öldürmüyor ama n’olur  ölüme sebep olan binalar da bu ülkenin gerçeği olmaktan çıksın artık…
Bizim ülkemizde neden tarih tekerrürden ibaret oluyor bunu anlamak da zorluk çekiyorum..Felaket anında halk zaten yardıma canla başla koşuyor ,neden deprem olmadan önce yapılması gerekenler yapılmıyor sormadan edemiyor insan! Hala bina altındakilere ”Sesimi duyan var mı?” diye soruyoruz..Hala günler süren çabalar sonucu

eksik malzeme yüzünden YIKILAN bina altlarından vatandaşlar çıkarılmaya çalışılıyor!
Hala gönderilen yardımlar konusunda karışıklıklar yaşanıyor! Ne binalarımızı doğru yapabiliyoruz/yapıyoruz ne de felaket anlarında neler yapmamız konusunda bilinçleniyoruz..Suçlusu kim bilemiyorum..! Sanırım hepimiz sorumluyuz bu durumlardan!
İnşaallah bir daha deprem sonrası yaşananlar tekerrürden ibret kalmasın…
İnşaallah bu acılar bizim bilinçlenmemize(her konuda) sebep olsun..
İnşaAllah hatalarımız düzeltme ve kardeşliğimizi pekiştirme vesilesi olsun..
Amin…!

 

İHH: VAN yazıp 3072’ye AKUT: AKUT yazıp 2930’a KİMSEYOKMU: VAN yazıp 5777’ye KIZILAY: 2868’e boş SMS göndererek 5TL katkıda bulunabilirsiniz

tarafından

Şimdi Yardım Zamanı…

”İyiliği yalnız iyiler anlar ;kötülüğü herkes”demiş Cenap Şahabettin…İyilik insanlıkla birdir.İnsan olan iyiliği her durumda yapar..Ve karşılık da beklemez beklenti olduğu zaman zaten bunun adı iyilik değil menfaat olur..Birileri bilsin takdir etsin,görsün de birilerinin gözünde büyüyelim değildir amaç; birileri faydalansın,zorda olan yalnız olmadığını bilsindir gaye..Allah rızası dışında beklenti de yoktur temelinde..


Ve bazı anlar vardır ki iyilik adına ne yapıyorsak bunu 2 katına belki de 10 katına çıkarma zamanızdır o zamanlar…Birlik olup yardıma koşma zamanıdır..Zorda olana ,sana emanet edilmiş nimetleri yetiştirme zamanıdır…Onlara maddi manevi destek olma zamanıdır..Ve bunu insanlık adına yapmaktır…Komşumuz/kardeşimiz/dostumuz açken açıktayken ,kışın ortasında üşüyorken ve doğal afet sonucu sıkıntılar yaşıyorken biz rahat olmamalıyız…Özellikle, kim olduğunu,ırkını ,dinini sorgulamakla ve dışlamakla meşgulsek insanlığımızı da sorgulamalıyız…İyilikte güneş gibi olmalıyız demiyor muyuz?Güneş ışığını kişiye göre göndermiyor!Tüm insanlığa aynı oranda gönderiyor…Ve şu da var ki; bizler iyilik yapmayı Rabbimizden öğreniyoruz..Onun Rahmeti tüm dünyayı kapsıyor..Yaratılmış her şeyi kaplıyor..Bunu iyi düşünmek lazım…


Şimdi yardım/iyilik  zamanı…Şimdi kendimizi değil ihtiyaç sahiplerini düşünme zamanı..Şimdi sıcak evimizde ahkam kesip ah vay demek yerine yardım etmek /destek olmak zamanı…Şimdi Van’lı kardeşlerimizin yanında olmak zamanı….


Allah kolaylık versin inşaAllah….

 

İHH: VAN yazıp 3072’ye AKUT: AKUT yazıp 2930’a KİMSEYOKMU: VAN yazıp 5777’ye KIZILAY: 2868’e boş SMS göndererek 5TL katkıda bulunabilirsiniz

http://www.ihh.org.tr/ihh-ekipleri-deprem-bolgesinde-calismalara-devam-ediyor/

http://www.kizilay.org.tr/kurumsal/ghaber.php?t=-Genel.Haberler-Deprem.Bolgesine.Yardim.Malzemesi.Sevkiyati.Araliksiz.Devam.Ediyor

http://www.kimseyokmu.org.tr/haber931-arama-kurtarma-ekibi-vanda-calismalarini-araliksiz-surduruyor.htm

http://yardimeli.org.tr/HD18461_Ekiplerimiz-Van-a-Hareket-Etti.html