tarafından

Teşekkürler…

Öyle zamanlar olur ki kendinizi tanımaz hale gelirsiniz ve Rabbim karşınıza öyle birini çıkarır ki size kim olduğunuzu hatırlatır o kişi..Bu bir armağan gibidir aslında sizin için.Paketine bakmadan alır başınız üstüne alırsınız hediyenizi..Ve zaman geçtikçe armağanınızı tanıdıkça yüreğinizde DOST yeri edinir..Ve karşılaşma sebebinizi anlarsınız içinden çıkmaya çalıştığınız kuyudan kurtulma çabalarınız içinde…Zaman mekan,statü,kim olduğun(sanılan kişiliğiniz) önemli değildir, önemli olan paylaşımlar anlamalar/anlaşabilmeler yürek rahatlatabilmelerdir …Dostluk kelimesini sorguladığım bir dönemde bana dost olabilen yürek, sana çok teşekkür ederim…

 


”Bazen..

Bir sayfa açarsın, gelir bakarsın. Görmek istersin yada duymak. Anlamsızca bakarsın işte. Sıcak bir selam belki de. 

Bilirsin..

O da buralarda bakar öylece. 

Düşünürsün…

Anlam vermek için olanlara.

Anlarsın..

Dostluk denen şey aslında ihtiyaçmış. Karşılıklı sıcak bir selamlaşmakmış. Hoş sohbet anını paylaşmakmış… 

Gülersin..

En sevimli halinle ve..

Gidersin…

Sonra bir gün bir zaman içinde görüşmek ümidinle…” 


Bu yazın için de çok teşekkür ederim 🙂

 

tarafından

”Ah Mazi”İçerikli MİM

Sevgili Gelibolu17 tarafından mimlenenlerden biri de benim.Kendisine beni de hatırladığı için teşekkür edip cevaplarıma geçmek istiyorum.Gerçi biraz geç kaldım ama Gelibolu17 affedici bir yapıya sahiptir o özelliğine sığınıp özr diliyorum 🙂 Umarım beni mimlediğine pişman olmaz.İstediğimiz sorudan başlaya biliriz diye düşünüyorum 🙂

 

Hayatınızda ‘artık yok’ dediğiniz şeyler var mı?

Sevdiğim öyle çok kişi yok ki saymak istemiyorum.Ölüm en büyük ayrılık…


Eskiden bu yana neler değişti sizce? 

Son 3 ayı yok sayarak cevaplamak istiyorum bu soruyu.Eskiden üzüldüğüm hiç bir şeye üzülmüyorum.Önem sıram değişti.Dünyaya ve insanlara bakışım değişti.Gerçi hala kızdığım kişiler oluyor ama karşılaşma hikmetleriyle daha çok meşgul oluyorum.İnsanlara daha çok değer veriyorum ,daha kolay affediyorum.Hayatın ve insanın gerçekleri daha iyi algılıyorum gibi şeyler..Bir de daha iyi araba kullanıyorum, poğaçaları Kalemiti Ceyn gibi taş gibi yapmıyorum artık öğrendim puf puf poğaça yapmayı yıllar sonra,insanları bazen bilerek sinir edebiliyorum bu kabiliyete sahip oldum ama onlar bana en fazla 5 saniye kızabiliyorlar o ayrı konu (bunları tamamen laf olsun diye gayri ciddi şekilde yazdım kusura bakmayın)


Neleri özlüyorsunuz peki, neleri yad ediyorsunuz?

Dedemleri, anaannemi ölmüş olan tüm yaşlılarımızı,ölen arkadaşımı ve kuzenlerimi :/ bunların dışında;samimiyeti,gerçek dostlukları,doğal hayatı,köy de yaşamayı, erik çalmayı taze fındığı bağırsaklarım bozulana kadar yemeyi,kardeşlerimle kavga etmeyi,kuzinede pişmiş ekmeğe tereyağı sürüp yemeyi,halamlarla fındık toplamayı ve 10 dakika da bir mola vermeyi,Lise yıllarımı o zamanlardaki heyecanları çılgınlıklarımızı, hocaları bile.Dedemin o toprak evinde kalmalarımı,babaannemin fırında patates yapmasını ve amcamın ava çıkıp bana kuş vurmasını (ıyy demeyin çok lezzetli oluyor) köyün en sonunda oturan akrabalarımıza giderken yollarda böğürtlen yerken akşam olmasını bile özledim …


-Aklınıza gelince ‘iyi ki de değişti’ dediğiniz şeyler oluyor mu?

İyi ki hep kendim gibi olmuşum ve insanlar beni bu şekilde kabullenip sevmişler.Ve iyi ki aklımdan geçirdiğim yanlış düşüncelerde bile Rabbim beni hafif şekilde ikaz ediyor ve ben bunun neden olduğunu biliyorum.(Gerçi bunun da soruyla alakası olmadı ama idare ediveriniz)


Hayatınızda neyin değişmesini isterdiniz? Yeni bir eşya, yeni bir hayat ya da yeni bir icat mı istediğiniz?

Hayatımı seviyorum değiştirmek istediğim bir kaç küçük şey var ama güzel bir köyde şirin bir evde yaşamak isterdim.Hayallerim var 2-3 tane onların olmasını çok isterim.Umudumu yitirmedim ama yaş ilerliyor umarım en kısa zamanda gerçekleştiririm bu hayallerimi. Dünya malıyla ilgili pek isteğim olmadı şimdiye kadar.Ama şimdilerde küçük bir araba almak isterim daha rahat gezebilmek için (gerçi benzin 5 liraya gelmişken gezmek de hayal olacak yakında)


‘Hayalimdir…’ dediğiniz bir şey söyler misiniz?

Aha sadede geldik.Kitap kültür evimi açmak istiyorum.Türkiyeyi gezmek istiyorum.Hayatımın doğada geçmesini istiyorum.İnsanlardan daha çok, doğayı gezerek izleyerek tefekkür ederek geçirmek istiyorum hayatımı.Bir de umreye gitmek istiyorum sonra Mayaların,İnkaların yaşadıkları yerleri görmek istiyorum,Büyük kanyona gitmek orada fotograf çekip yükseklik korkumla yüzleşmek istiyorum,deniz ve orman olan bir yerde çadırda bir kaç gün geçirmek istiyorum üstelik tlf suz bilgisayarsız netsiz ve lüks yemeksiz.Kitap yazmak istiyorum sandıkta saklamak için,iyi bir fotografçı olmak istiyorum,hep iyi insanlarla karşılaşmak istiyorum,sevgiyi bilen gerçek anlamda bilenlerle kazançlı sohbetler yapmak istiyorum,insanların bir birlerini menfaatsiz sevmesini istiyorum,saygının ve merhametin insanlığa geri gelmesini istiyorum…Evet farkındayım uzun oldu hayal listem ama latife içerikli olmasını da göz önünde bulundurun.


Not:Resimler konuyla uzaktan alakalı olsa da çok beğendiğim için paylaştım..



tarafından

Konuk Yazardan / Leyla Olabilmek

 

Leyla olmak!
Leyla olmak zordur. Öyle her kadın’ın haddine değildir, olamaz.
Peki ya Leyla olanlar? Olabilenler?
İşte o Leyla olanlar/olabilenler ne de mutlu kişilerdir. Mutlu olmak zorundalar/olmalıdırlar da.
Çünkü, öyle bir olaya sebep oldu ki Leyla, ne değer biçilir ne de ölçülebilir.
Bir kulu (Mecnun) Allah’a yöneltmek, Allah’a aşık etmek, Allah’tan başkasını göremeyecek duruma getirmek ve Allah’ı aramak uğruna çöllere düşürmek Leyla’nın işi olmuştur.(Leyla sebeptir)
Allah ile kul arasında bir köprü olmuştur, zincir olmuştur.
Şimdi buna kim bedel biçebilir, değer biçebilir, ölçebilir?
Leyla olmak, hoştur!

*  *  *

Her insanın bu hayatta bir sabiti olmalı bence. O sabiti ile yönünü bulmalı, kendi yolunu çizebilmeli.
Sabit kimdir?
Erkek için sabit; Leyla’dır.
Kadın için sabit; Mecnun’dur.

*  *  *

Nasıl seviyorum/dum seni?

Sıcak bir yaz gününde oruç tutmuş bir insanın, iftar sofrasında ezanı bekleyip, suya kavuştuğu gibi seviyorum/dum seni.

Gözleri hiç görmeyen birisinin renkleri ilk defa gördüğündeki şaşkınlık/heyecan/ürperti ve biraz da korku gibi seviyorum/dum seni.

Radyo frekanslarını karıştırırken, çok sevdiğim bir şarkıya rastlar gibi seviyorum/dum seni..

*  *   *

Her insan ayrı bir kainat. Hangi kainatta yaşayacağımıza iyi karar vermemiz lazım. Emin ve net bir biçimde.

*  *  *

O’nu (Leyla’yı) karşıma çıkardıysan eğer Allah’ım, muhakkak O’nun kalbine giden yol haritasını da bir yere  koymuşsundur. Belki de sana giden yolun ilk başlangıcı, o haritadadır. Leyla’dan başlıyordur belki sana gelen yollar. Lütfen biraz ip ucu…?

*  *  *

Her kızın yüzünde SENin (Leyla’nın) yüzünü görmek, SENden başka kızlara kör olduğumun bir göstergesi değil midir?

Gerçek bir sevgi, erkeğin (Mecnun’un) gözlerini kör eder diğer kızlara karşı. Tek gördüğü  O’dur. (Leyla’dır)

*  *  *

“Seni Seviyorum!”  demek yüksek ücrete tabi olsun. Belki o zaman kıymeti ve değeri bilinir.

 

Çağrı Konyalı www.cagrikonyali.com
http://www.twitter.com/hasnicktir

 

Not:Paylaşımın için teşekkür ederiz Çağrı Konyalı

tarafından

Güneşli Olunca Pazar Günü Bile Güzel Geliyor Bana

Dışarı çıkıp yürüyüş yapmak pek güzel oluyor güneşli günlerde…Olur da yolunuz bir gün buralara düşerse acıktığınızda ”Örnek Aparatif Tavuk Döner”e muhakkak uğrayın, eğer beğenmezseniz beni bulur şikayet edip kafamın etini yersiniz o derece güveniyorum oranın dönerine(tanıdık diye demiyorum asla) 😉
Sonra da ”Öz Kaymak”dondurmaya da uğramayı unutmayın derim.Zaten bir birine yakın mekanlar zor olmaz bulmanız :)Bize de uğrarsanız bir fincan kahveyi esirgemeyiz sizden 😉
Şimdiden afiyet olsun …
Çınarcık’ı sevmesem de güneşli günlerde sahilde dolaşmak için
en yakın mekan burası olunca seviyormuş gibi yapıyorum;)

 

Ne güzel sahilde hiç kimse yok!

 

Ne şanslısınız taşlar, yaz kış deniz aşığınızlasınız

 

Midye burada yeniyor yazları Çınarcık’ta

 

Bir tek biz değil, herkes kendini sokaklara atmıştı bu gün
tarafından

Binlerce Okumuş Olduğum Kitabımın Olduğu Kütüphanem Olsun İstiyorum

  Dev bir kütüphanem olsun isterim(olması için elimden geleni de yapacağım).Bir kaç resim paylaştım ama yüzlercesini daha okuyup paylaşmak nasip olur inşaallah.Gerçi evimde olan kitaplardan daha fazlasını arkadaş ya da kardeşlerimden alarak da okumuşumdur ama yeterli değil.Daha çok daha çok okumalı geliştirmeliyim dünyamı.

  Her kitap başka bir dünyanın(düşünce dünyası) kapılarını açıyor insana ve bu çok güzel/özel bir dünya.Sizin düşünce dünyanıza çok büyük bakışlar getiriyor.Yanlış bildiklerinizi ya da kesin kes doğru bildiklerinize daha farklı bakabilmenizi sağlıyor.Tıpkı her yeni insanı tanıdığınızda öğrendikleriniz gibi…

  Gelişmek adına okumak,iyi izlemek ve dinlemek çok önemli..Tefekkür tefekkür tefekkür..Yargılamadan izlemek ve her durumda tefekkür..Onun için okumak; kitabı,doğayı ve insanları…