tarafından

Leyla ile Mecnun ”Sevda Yelleri”

Arabeski sevmeyen bizler bile bu diziyle arabesk dinler olduk . Nasıl da yakışmış bu bölüme bu şarkı ..

Reklamlar
tarafından

Gece Yarısı Saçmalamalarım

Yağmurun sesi nasılda dinlendiriyor gecenin bu vaktinde insanı..Uykudan uyandırıyor huzur veren tınısıyla.Gel diyor gel dinle beni ve dal düşünce dünyana..Dal ki kendini bulasın,dal ki kendini hatırlayasın.Dal ve ağladıklarınla değil de düşünce dünyanla sen olduğunu hatırla.Sevginle büyüdüğünü fark et, sevgisizliğin seni tükettiğini bil ve sakın kendini, sana  ait sandığın hatalardan..Dal yağmurun sesi eşliğinde asıl dünyana ve düzelt istemediğin   hallerini..Düzelt canını yakan her şeyi..Gücün mü yok yine içindeki ses yardımcı olsun , destek olsun uyanışlarında sana.Bağır hayata kendi iç dünyanın çığlıklarını: ”Hayat senden gerçekten sevgi bekledim ,çok fazla şey mi bekledim? Neden hayal kırıklıkları yaşattın bana! Neden anlayamadığım sevgiler sundun karşıma. Anlamadığımda nankörlükle suçlamak için mi? Sevdiğim gibi sevilmemem benim cezam mıydı ki hissetirdiklerimi hissedemedim…Sevgi kırıntısı değil sevilmeyi sunarsın diye bekledim, çok mu şey bekledim senden! Hayat,yanlış olan, hatalı olan, anlamayan,sevgiyi yanlış anlayan ben miydim? Yoksa gerçekten her şeyi yanlış mı anladım! Madem öyle doğru sevilmeyi göster bana,madem öyle sevgiyi öğret bana,madem öyle hak etmesem de gerçek sevilmeyi yaşat bana..Madem yanlış olan benim doğruyu göster bana! Hayat, acıtma acıttıkça çıkmazlara girer bu aciz..Güçlü olabilmem için güç desteği ver bana sevgi nimetinle…” diye…

Hayat, senden fazla beklentim yok ama kendimi kötü hissettirme yeter …Sen de anlamazsın belki beni,ben ki bazen kendimi de seni de anlayamıyorum onun için seni de suçlayamam………..Hayat, sevmek kadar sevilmek de güzel lütfen kendi anlayacağım şekilde sevilmelere aç yolumu…Kırılmalardan uzak sevilmek istiyorum…Anlaşılmaktan geçtim, gerçekten sevgiyi hissedeyim istiyorum,dinlenmek,sevildiğimi zerresine kadar hissetmek istiyorum,riya istemiyorum samimiyeti bekliyorum,saygının paşa olduğu sevgiler istiyorum..Hayat, yine ben mi nankörüm yine ben mi yanlışım, yine ben mi fazla şey istiyorum! 

Hayat, kendimi sevmiyorum artık bu halde bile sevilmek istiyorum…Sevmediğim için sorgulamalarım da bitti artık kendime karşı.Ne senine de kendimi sorguluyorum artık,korkularıma da yenik düştüm acizdim iyice aciz düştüm,takatim kalmadı değil bitti..Ne kadar güçsüzmüşüm kendimden öğrendim acizim kelimesi artık dop dolu bende.Onun için sevilmek gibi bir güç istiyorum ayağa kalkmak için.Sevdiğini söyleyenlerin sevgisini kendi anlayacağım dilde görmek istiyorum.Hissedemediğim sevginin aiti olduğumu  nasıl anlayabilirim ki! 

Hayat, bu şikayetlerimi de zaman denen binekle gerilere gönder ve unuttur bana olur mu !
 
Öylesine dinlenesi…
tarafından

Sevenin Menfaati Olmaz!

Seven, kırmaz
Seven,incitmez.
Seven,nelerden kırılınacağını da incinileceğini de bilir.
Seven,ince düşünür
Seven ,sevdiğinin yüreğinin narin olduğunu bilir ve narin davranır
Seven ,kendi olur ve bunu yaparken de kaba yanlarını minimuma indirir.
Seven ,sevgiyi basite almaz
Seven, sevginin hakkını veremese de değerini bilir ona göre davranır..
Seven,sevgisini kurutmaz ;empatiyle,nezaketle, ilgiyle,samimiyetle,sevecenlikle,tebessümle besler..
Seven, sevdiğini söylüyorsa bunu lafta bırakmaz
Seven,sevdiğini önemser ve bencillikten uzaklaşır.
Seven, kusur bulmaz, kusur örter.
Seven, yanında rahat ettirir;ürkütmez,sıkmaz,üzmez,kırmaz,sabırsız olmaz…
Seven, huzur verir,hüzün değil.
Seven, yüreğinde başka bir kişinin dünyasını taşımanın bilincindedir,ona göre davranır.
Seven,değer bilir…
Seven,doğruları söyler ama özellikle de samimiyetle dinler.
Seven,gerçekleri kırmadan ifade eder.
Seven,sevdiğinin yanına özgürlük kanatlarını götürür, dilediğince rahat dolansın etrafında diye.
Seven,dalgaların verdiği heyecanı hissettirir karşınındakine.
Seven,kendisinde her türlü güzelliği bulabildiğimizdir aslında.
Seven,sevdikçe çoğalacağını,sevdikçe güzelleşeceğini, sevdikçe gönüllerde değerinin de artacağını bilir…
tarafından

Köyden…

O kadar lezzetli ki H.’a kuzene hak verdim 2 kilo yenir bu elmelardan

Çatur çutur yenen elma 😉

Ah bir olmuş olsaydın, affetmezdin yerdim seni Hurma

Muşmula (biz tongel diyoruz) çoook sevdiğim bir yemiştir.

İki sevimli sebze yan yana ne güzel de yakışmışlar

Baba evi ve sebze bahçesi

Gel gel turşuluk biberlere geeeell

Köy ,hamaksız olmaz

Bu ayda bu süper üzümlerden kalmış olması ne büyük bir nimet benim için

Ağaçlar ne kadar güzelleştiriyor görüntüyü

Kışlık hazırlıklar…

Çok ayıp Pabuç,keyif sürmenin zamanımı alt katta iş bitmedi sen gelmiş burada saklanıyorsun

Kuzenin köpeciği.Kendi köpek ama adı Kurt.Beni hiç sevmedi kötü kötü bakıyor…Anladı ondan tırstığımı..

Söğüt ağacı altında vişne  yaprakları 

Bakın ağlayan gül 

Yağmuru dışarıda dinlemek/izlemek harika

Olsa da yine yesek

Bu sefer hız yapmadık,şükür

Köydeki hayvanların fotoğrafını çek diyen dost ,olmuş mu bu 🙂

Dede evi

Bir Karadenizlinin evinde olmazsa olmaz nedense bizim buralarda

Boğaz Köprüsünü hiç böyle görmüşmüydünüz.Kalp,kalp 😉

Son zamanlarda müzik listemde sabit olan şarkılardan BİRİ buyurun sizler de dinleyin 🙂

 

tarafından

Bayram ve Tatilimden…

Pazar günü gittiğim erken Bayram tatilinden dün gece döndüm.Gerçi bu kadar erken dönmek biraz beni sinir etse de Bayram dönüşü yolları düşününce İyi ki erken dönmüşüm dedim (Boğaz köprüsünün ayağını görebilmek için 2 saat beklediğim günler misal) Yine de Allah Bayramı sevdiklerinden uzaktan geçirtmesin kimseye sözünü de dip not olarak belirteyim burada.Bayram demek paylaşmak demek, özellikle sevgimizi …
 
Kısa ve eğlenceli tatilimden bahsedeyim biraz.Gerçi sıkılacak olanlar varsa şimdiden yazıyı okumayı kessinler zira yazı uzun olabilir ben iyilik yapıp uyarımı yapayım. Malum Pazar günü en geç saate otobüste yer ayırtabildim kuzenimin kına gecesine gitmek için.Ama şükür yetiştim ,sağanak yağış bile engel olamadı buna.Kına gecesi sakin sessiz geçti.Sakin sessiz demek, fazla oyun olmadıyla aynı anlamda algılansın lütfen..Hepimiz yaşlanmışız ya da ruhumuzun enerjisi yerleri süpürüyor bilemiyorum herkesin üzerinde aşırı sukunet vardı neyse bunu sonradan çözeriz dedik ve evlere dağıldık..Düğün Rize’de olacaktı ve kalabalık gitme planlarımız su oldu, yağmur olarak yağdı yer yüzüne ,toprak da emdi yağmuru yer altı suyu olarak yer aldı hayatımızda!  Kısa ve öz, iptal oldu Rize yolculuğumuz (Kuzen Y. kulakların çınlasın hep senin doğrucu Mahmut tutumundan oldu bu ya neeeyyse)
 
 Biz de madem gidemiyoruz düğüne dedik yeniden kına gecesi yaptık kuzen H.’ye.Küçük bir sorun vardı ama biz o sorunu da hiç yokmuş gibi üzerini örtüp işimize baktık.(Gelin/kuzen aramızda değildi çünkü, İstanbul’da halletmesi gereken işleri vardı) Arefe akşamı kendi aramızda 15 kişilik minik bir eğlence düzenledik ve kuzenimize de fotografını çekip mesaj gönderdik ”Bak sana yine kına gecesi düzenliyoruz”diye.Bildiğiniz Karadeniz fıkrası bir durum yani.Çok eğlendik ,çok oynadık çok güldük çok yorulduk…Güzeldi şükür..Ankara’dan misafirimizde (ilk defa mahallemize gelen)  vardı çakma kına gecemizde, o bizden de deli.Mahalle deli, misafirler onlardan da deli (gerçi bize zorla Ankara havası çalıp durdu ama sevdik onu da ) 
 
Köyde suların kesin olması bizi ilk başta korkutsa da (Bayram arefesinde su yok oyy oyy) sonralarda fıkravari durumlara/muhabbetlere neden oldu;olumsuz durumu olumluya çalışma çabaları anlayacağınız…Kahve içer misin? sorusunu daha yüzeysel sormaya başladık bir birimize ve istemese diye gözlerine acıklı acıklı baktık misafirlerin (M.kulakların çınlasın ) Hep beraber kahvaltı yapamadık bu sefer susuzluk yüzünden (içimde hüzün olarak kaldı bu durum) 
 
Bahçeden meyve toplayıp yeme zevkini yeniledim yine…Yağmurun sesini dinledim, toprakla buluşmasını izledim bahçede.Uzun zamandır görmediğim (en büyük kuzenimi) gördüm az da olsa sohbet ettik.Sohbetinin içinde iki sözü beni çok etkiledi.Kendisi Kerkük’te iş icabı.Ve dedi ki ,aynı cami içinde namazı bile aynı şekilde kılamıyoruz Müslümanlar.”Ben namazı bize farklı kıldıran bu konuda bile birlik olmamızı engelleyen herşeyi elimle itiyorum” dedi.Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu! Sonrasında konu ilk aşklara geldi.Abim dedi ki: ”Herkes aşık olduğu kişiyle evlenmeli ,hayat zaten çok güldürmüyor gülmeyeceksek de en azından sevdiğim için çekiyoruz bunları diyebilmeliyiz” 
 
 
Sizleri bilmiyorum ama bizimkilerde (sülalede) kimse NEDENSE sevdiğiyle evlendirilmemiş.Büyükler kimle istiyorsa onlarla evlendirilmiş gençleri (gerçi çok şükür bu durum şimdi değişti ama çok insanın yüreği yanmış bu durumdan) Ne kadar kötü bir şey bu,insanların ömürleriyle ilgili kararları büyükleri vermiş hep, hem de ZORla. Bazen büyüklerimin hayat hikayelerini dinliyorum da ağlayarak evlendirilenler olmuş ya ,aklım almıyor yapılan bu haksızlıkları!…Neyse bu konuyu uzatmayayım yine sinirleneceğim…
 
H’nin elmaya aşık olma(2-3 kilo elmaya yiyormuş günde) esprisi, M.’nin çektiğim bir fotoğrafta kendini beğenmediği zaman tepemde çığlık atıp ”Duydunuz zilin sesini hemen silin o resmi” demesi,ben oynayamam deyince neden ciddiye almıyorsunuz benim de menisküsüm var diye kendini acındırma hamlesi,hamile kuzen için Bezirgan başı gibisin oturduğun yerden kalmıyorsun sözü,E’nin biz telefon edince ayağındaki terliği fırlatıp eşofmanlarıyla yanımıza gelmesi ve misafirlerle karşılaşması,R’nin hiç uğraşmayın siz oyun oynarken yarısında uyursunuz,eğlence düzenleyecek enerji yok sizde sözüyle bize sunduğu gerçekçiliği…gibi anılar var artık hafızamda,kuzenler sağolsun.
 
Güzel bir tatildi; iyi geldi ruhuma da gönlüme de gözüme de aklıma da 🙂 Gerçi tatilim bitti ama Bayram bitmedi ..Bayramları seviyorum, hep mutlu huzurlu sağlıklı geçsin Bayramlarımız inşaallah…
Bir ömür boyu mutluluklar diliyorum sevgili kuzenime ve eşine
 
Dünyanın en datlu yeğeni ,datlum benim:)
 
Elma yiyerek zayıflayan kuzenim canım benim
 
 
Babasının biriciği bizim de biriciğimiz.Halasına ”siz ‘diye hitap eden kaç yeğen vardır yaaaa
Not :Çektiğim fotoğrafar bundan sonraki postta..Flaş flaş 🙂