tarafından

Sevimsiz Pazar

Sevgili Günlük,

Aslında ben çok iyiyim (şükür) ama benim iyi halimle şu havanın iyi halini bir araya getirememenin ezikliğini yaşıyorum şu gıcık Pazar günü.Ne olurdu hava açık olaydı ,güneş o güzel ve sıcak yüzünü göstereydi de ben de sahile gidip bir çay içeydim.Gerçi çayı da sevdiğimden değil de işte sahilde oturmayı İstanbul’u uzaktan izlemeyi , dalga sesini,martıların uçuşunu seviyorum ben günlük.Yoksa kafenin o acı çayına bayıldığımdan değil yani..

Moralimi bozan bir durum vardı sanırım o da geçti..Sağlıkla ilgili sıkıntılar beni bildiğin bunalım dibine çekiyor.Bu ben de fobi gibi bir şey sanırım.Kurtulmam lazım bu durumdan.Amann bahsetmeyeyim şimdi kokrularımdan çıkamam içinden.

 

Bütün gün hava kapalıydı bir de soğuk rüzgar esiyor ki sorma gitsin.Dışarı çıkar çıkmaz koşarak eve dönmek istiyor insan (öyle de yapıyor )

 

Pazar işte,Pazar gününde çok güzel ne beklenebilir ki 😉

Reklamlar
tarafından

2013 Senden de Bekliyorum Bunların Hepsini !


   Yeni yıla nasıl girersen öyle devam edermiş ,bir de ne dilersen o olurmuş..muş muş muş! Mesela ben geçen sene, seyyah olup dünyayı gezmek istedim,Türkiye’de ayak basmadığım dağ bayır çayır ova kalmasın istedim,karavan almak istedim, aklıma bir fikir gelsin ve o fikri yürürlüğe sokayım sonrasında fikrimin zenginliğini yaşayayım istedim,deniz ve ormanın ortak mekanında güzel şirin bir taş evim (tamam küçük bir villam) olsun istedim,kışları Güney Afrika ‘da kalayım orada da okyanusa nazır şirin küçük bir ev alayım yerlileriyle mutlu mesut günler geçireyim istedim,gemi turuyla Kutuplara gideyim  istedim,yazar olayım kitap yazayım bile istedim…Pekii kaç tanesi oldu ? Tabi ki hiç biri.En azından %50 si olsaydı bari dedim ama o da olmadı.Demek ki istemek başarmanın yarısı falan değilmiş.Tek çözüm yolu, para denen o gözü kör olasıcaya sahip olmakmış.Bendeki para da karavan almaya zor yeteceği için artık bu dilekleri önümüzdeki 40 yıl her yılbaşında dilemeye devam etmeliyim(40 yıl dilersem belki olur di mi yani)


Sadece bencillik yapıp kendime bir şeyler istediğim dileklerim de olmadı elbette geçen yıllarda! Mesela, dünya barışı neden o imkansızı da dilemiştim.Çocuklarıın ölmediği bir dünya, insanların sömürülmediği bir dünya,amerikanın tanrıcılık oynamadığı, israillilerin şeytanla yarışmadığı,insanların çevreye bu hızla zarar vermediği,bazı insanların sokaklarda yaşamak zorunda kalmadığı,hiç kimsenin açlıktan ölmediği,ömrünün en güzel çağlarını okullarda geçiren gençlerin işsizlik korkusu yaşamadığı,hayvanların katledilmediği gösterilerde işkence edilmediği, torpilin yer yüzünden silindiği,dinin gerçek anlamda yaşandığı,insanların okuduğu düşündüğü empati kurabildiği,trafik kazalarının olmadığı,ormanların yanmadığı,maçlardan sonra olayların çıkmadığı,silah üretiminin durduğu bir dünya…Peki bunların kaç tanesi gerçekleşti ? Tabi ki hiç biri..Dünya aynı tas aynı hamam…Demek ki istemek başarmanın ne kadarıymış? Hiç kadarı…İnsanlar istemedikleri sürece biz istediğimiz kadar dileyelim duralım değişen bir şey olmuyor…Siz daha olumlu sonuçlar çıkarabilirsiniz ben anca bu sonuca varabiliyorum haberleri izledikçe..


Yılbaşında takvim başlangıcından öte bir şey değil.Benim için ömürden giden bir yılın (ki ömür denen öykü de zaman kavramı nedir ki) bir ertesi döneme geçişi…Onun için kutlamak da tuhaf geliyor.Gerçi düşününce tuhaf geliyor düşünmesem sadece eğlence gözüyle baksam bana da güzel gelebilir!!! O kısımlara fazla girmeden bu yılki iyi dileklerime geleyim.


Sevgili 2013, kardeşlerin neydi ki sen ne olacaksın ama ben yine de bir kaç şey yazayım seninle ilgili beklentilerimden.Yukarıdaki dileklerimin hepsi bu yıl için de geçerli eğer mümkünse (gerçi mümkün değilse de geçerli) ek olarak ,ölümcül hastalıkların tedavisi bulunsun ve başka ölümcül hastalıklar çıkmasın,her çocuk eşit haklara sahip olsun güzel olan tüm haklardan yararlansın , dilenciler dilenmek zorunda kalmasın mümkünse çalışarak para kazansın,insanlara kömür dağıtılacağına kömür olacak para kazanma yolları sağlansın,insanlar daha tok gözlü olsun,gdo lu yiyecekler onları üretenlerin tepesine yağsın,siyaset (hayal işte) seffaflaşsın,dürüstlük geri gelsin,Allah’a inananlar dinlerini O’nun kitabından öğrensin kimse Cehenneme adam toplamasın ya da dini hafife almasın…Bir de yukarıdaki dileklerimi de göz ardı etme !


Sakın Leyla ile Mecnun dizisi bitmesin,benzine doğal gaza zam gelmesin,E-5 özelleştirilmesin,bu ülkeye yeni bir Ağaoğlu gelmesin…..v.b.


Şimdilik bu kadar 2013.Sakın gözün korkmasın ,6 milyar insanın istekleri yanında benim isteklerimin lafı bile olmaz senin için.Artık kendi çapında ne kadarını getirebilirsen Dünyaya!..


Not1 : Yıl başına has değil ama sürekli ettiğim duadır.”Rabbim sağlık sıhhat afiyet verins bizlere.Görünüp görünmeyen kazalardan belalardan ,hastalıklardan uzak etsin inş bizlere.Hakkımızda hayırlısını versin ve ayaklarımızı yüreğimizi kendi doğrunda sabit kılsın”amin.


Not 2:Yazının gayri ciddiliğine bakmayın siz ,Rabbim gönlünüzdekileri ömrünüze hayırlısıyla versin.Sıkıntısı olanların sıkıntısını gidersin ,ihtiyacı olanların ihtiyaçlarını gidersin…


Not3 :Fotoğraf ne iş dersen sevgili 2013, anlarsın ya bir Nissan fena olmaz bu yeni yılda…Gerçi Land Rover tercihimdir ama bak bir iyilik yaptım biraz ucuzuna gittim sen zorlanmayasın diye (şş dalga geçmeyinnnn)


Not4:Çok daha iyi yazabilmeyi de istiyorum eklemeyi unutmuşum.Yazar olmak ve takı işinde de ilerlemek hatta takılardan para kazanmak paraya para diyememek de istiyorum.Paraya dolar demek istiyorum artık(hatta böyle korkunç espriler de yapmayayım mümkünse bu yıl)

tarafından

İyilik Vazife Değildir ,Yüreğinin Sesiyle Hareket Etmendir!

Of ya uzun bir yazı yazmıştım ama hepsi silindi gitti.Öyle de güzel ifade etmiştim düşüncelerimi; demek ki yayımlamamam gerekiyormuş ki buhar oldu gitti hepsi ..sinir oldum fena…
Konu, iyilik yapıp sonra başa kakanlardı…Neyse nasip değilmiş demek ki (ooooofff)
Özün sözü de şöyle bağlamıştım:” İyilik içten gelen vicdanının sesini dinleyerek yaptığımız kişilikle ilgili bir şeydir;vazife değildir ,yarın yüze vurmak için yapılan bir şey hiç değildir,menfaat için yapılan bir şey hiç hiç hiç değildir ..”
Öyle işte :/
tarafından

Sıla ”Yoruldum”

2012’de dinlediğim en güzel parçalardan biri de bu .Favorilerim ”Sıla”, ”Tarkan”ve ”Mustafa Ceceli”, ”Ferhat Göçer” şarkılarındandı zaten…

Bir rüzgara kapıldım gidiyorum 
Sonu hayır mı Şer mi bilemiyorum 

Hem çok seviyorum dostlar başına 
Hem sıcak demir aşk olsun tutana 

Ben yoruldum 
Söyle senin gücün var mı hala 
Kac yenilgi var 
Söyle ömürde Allah aşkına 

Akışına bıraktım gidiyorum 
Sonu hayır mı Şer mi bilemiyorum  

Hem eriyorum günden geceye 
Hem kapı duvar verilmiş sözlere

Hem çok seviyorum düşman başına 
Hem sıcak demir aşk olsun tutana

tarafından

Herkes Kendi İşine Baksa…

Sevgili Günlük,

Bazen hayatın benim inadıma bir işler çevirdiğini düşünüyorum.Gerçi bu mantıklı değil bunun ben de farkındayım ama ne zaman kendimi iyi hissetsem canımı sıkacak birini ya da bir durumu karşıma çıkarıyor … O anı bana zehir eden zehir bakışlar zehir sözler hepsinden de nefret ediyorum.Üzerimdeki tüm baskılardan da nefret ediyorum.Ufak ya da büyük tüm baskılardan nefret ediyorum.Birilerinin benim sahibim gibi davranmasından da nefret ediyorum.Hayatıma gölge olunmasından da, istemediğim şeyleri yapmamın istenmesinden de,üzerimde üstünlük kurulmaya çalışılmasından da, zayıf egoların beni susturarak yüceltmeye çalışılmasından da…Herkes kendi işine kendi hayatına baksın başkasının hayatına müdahale etmesin gölge etmesin bu o kadar mı zor ya da imkansız bir şey…

 

Neyse sinirimi yazarak atmaya çalıştım şimdi gideyim…Dışarı çıksam kimsenin olmadığı bir yer bulsam ve tüm düşüncelerimi bağırsam duyan olmasa da bağırsam rahatlasam.Çok isterdim…Hatta istemediğim hiç bir şeye katlanmak zorunda kalmamayı da çok isterdim..Bir sürü düşüncenin içinde sıkışık kalmamayı da isterdim…

 

Sanki bir daha geleceğiz dünyaya da sürekli başkalarının isteğine göre davranıyoruz..Vay anacım ya………………..

 

 

 

tarafından

Fıkra Gibi Dostları Olmalı İnsanın

Sevgili Günlük,

Günaydın soğuk ,karanlık,belirsiz bir günden….

 

Sabahın köründe aklıma en yakın arkadaşım geldi.O şimdi telaş içinde işlerini yapıyordur harıl harıl.Oy kıyamam gidip de yardım edeceğim en kısa zamanda ona.Arkadaş dediğin ya zeki olacak ya da samimi ve komik olacak.Tüm bu özelliklere sahip kişide dostunuz olur zaten.Şimdi ben de bir dostumdan bahsetmek istiyorum.Onun belirgin özeliklerinden biri de; çok komik şeyler söylüyor ve bunu ciddi olarak yapıyor işin espri kısmının farkına varmıyor.Yani aslında o söylerken çok ciddi oluyor da sözleri ortamda kahkahalara neden olacak kadar komik oluyor.Fıkra gibi biri (yaşayan fıkra kahramanı) aslında Karadenizli de değil ama var bir Karadenizlilik kanında: Urfalı Laz 🙂 Arkadaşımın bir de sesli düşünmesi var ki böyle muhabbet dostlar başına.Önce söyleyip sonra ”ben sesli mi düşündüm”demesi süper 🙂 Çok tatlı biri o yaa, çok seviyorum arkadaşımı.Arkadaşlarımdan özlediğim çok fazla kişi olmaz aslında (çok kötü biriyim ben) ama onu ve bir kaç arkadaşımı özlerim uzun zaman görmesem.

Bu arkadaş da benim gibi denizi ,denize karşı çay/kahve içmeyi çok sever.Geçenlerde sahil kafelerinden birinde oturmuş çay içecektik ve soğuk rüzgar esmeye başladı (ama nasıl bir soğuk bir bilsen) inatla oturmaya devam ediyoruz ama …En son biz pes ettik ya içeriye girelim ya da başka bir mekana gidelim dedik bizim ki :”Yok kalalım deniz çok güzel görünüyor ”dedi.Neyse onu zorla ikna ettik de uçmadan  mekandan ayrılıp kapalı bir yere gidip içtik çaylarımızı.Onu bıraksak otururdu orada sonra bir bakmışsın bizim hanfendü Çınarcık’ta almış soluğu (uçmuş uçmuş Ö…. uçmuş) Öyle işte çok sevdiğim bir zat-ı muhteremdir kendisi ve adını anmak istedi canım.”Bana normal değil senin gibi biraz deli arkadaşlar lazım” diyen tek dostum benim 🙂

Günlükçüğüm, aslında gülmüyordum da şimdi aklıma güzel anlar geldi gülmeye başladım umarım bu gün tebessümü bol bir gün olsun.Gerçi Çarşambaları pek sevdiğim söylenmez ama umut dünyası işte belli olmaz belki de şaşırtır beni bu gün….

 

Ya bir de aklıma ne geldi; ben orta okuldan başlayarak günlük tutan biriydim.Unv. ‘ye kadar sürekli tuttum günlük.Hepsi de bir kolide duruyor.Orta okuldayken tuttuğum günlüklerimi annem gizli gizli okurdu sonra da bana sorular sorardı ben de saf saf ”annem bunları nasıl biliyor yaa” derdim kendime.Hiç aklıma gelmezdi günlüklerimin okunduğu.Annem de ne fenaymış he…Şimdi bu günlüğümü de görse istisnasız hiç sayfa atlamadan okurdu herhalde.Aman ha!Yerin kulağı var ne olur ne olmaz duymasın bari bu günlüğüm gizli kalsın (gizli ye bak pehhh ) 

 

Öyle işte ,Radyoda Emre Aydın  çalıyor ben de eşlik ediyorum..

 

Güzel günlere günlük..Bana şans dile ..Gerçi şans diye bir şey yoktur ama lafın gelişi işte…

tarafından

Gözlerim Dalıyor

Sevgili Günlük,

Gözlerim dalıyor bu da biri gelecek demekmiş ya da tanıdık birini görecekmişim.Kim ki o zavallı merak ettim şimdi çünkü fena daldı gözlerim.

 

Koca bir gün geçti de nasıl geçti anlamadım.Neyse gün içerisinden ”Allah razı olsun senden”lafını duydu ya bu kulaklarım yine kârlıyım manevi anlamda .Yani en azından güme gitmemiş tüm günüm, içerisinde sevgi kırıntıları geçmiş bu da kazançtır benim için.

 

Sevgili günlük,dünya ne kadar muhteşem yaratılmış.İnanılmaz bir düzen inanılmaz güzellikler barındıyor içersinde.Hayran hayran bakınıyorsun tüm bunlara.Sonra bir de hayatı çekilmez kılan şeyler var onlar da dünyanın fani olduğunu hatırlatıyor hatta unutturmuyor.

 

Bİr de sevgili günlük, bir biriyle HİÇ anlaşamayan insanlar nasıl oluyor da bir birlerini sevdiklerini söylüyorlar.Ya da böyle bir şey nasıl gerçek olabiliyor.Zerre kadar ortak yanın olmayan birini nasıl olur da seversin ? Gerçi sevgi anlaşmak değil di değil mi şarkı literatürüne göre ! İyi de zerre kadar ortak yanın yokken de sevmek zor be günlük.Hem zor hem yorucu hem de çoğu zaman üzücü! Anlaşacak ortak konu bulamamak devamında bulmak istememeyi de getiriyor !!! Anlaşılır bir cümle olmadı farkındayım ama hayatta pek anlaşılır sayılmaz …Her bir şey iç içe yaşayıp gidiyoruz işte.Gittiğimiz yer buradan daha iyi olacak diye de ümidimiz var ümitlerimizde burada hayal olarak kalmaz umarım…

 

Ya ben yine Mehmet Erdem ”Hakim Bey” şarkısını dinliyorum hiç sıkılmadım ya bu şarkıdan ! Nasıl bir çekim gücü varsa tüm benliğimi sarmış sözleri.Ben mi yazdım acaba bu şarkıyı bile diyorum kendi kendime..ama nerede ben de öyle bir ilham…”Sussan olmuyor susmasan olmaz, dil dursa hakim bey tende can durmaz.” kesinlikle katılıyorum bu söze.Dilini sustursan ne yazar, yürek seninle konuşuyorsa…

Gözlerim hala dalıyor günlük yaaa, bu kadar dalmaya keşke Brad Pitt ya da George Clooney’i görseydim fena olmazdı ..Peki tamam filmlerini izlesem de olur…

Uludağ sözlükte YAY kadınları için ne demişler bak günlük: ”enerji dolu, neşeli, ,eğlenceli, ısrarlardan kesinlikle hoşlanmayan,bir şeyi yapmayı yürekten istediği an ne yapıp edip onu yapan, yeni şeyler öğrenmeye meraklı, aşkın en tutkulusu,en büyüğünü yaşamaktan hoşlanan, yaşayamazsa da olan ilişkiyi tüketen, gerçek aşkı aramaya devam eden, dostluğa düşkün, dostları için yapacaklarının sınırı olmayan, vefakar, ev işleri, mutfak işlerinde becerikli, dirayetli, nerde ne yapmasını bilen, yalnızlıktan nefret eden, aşırı duygusallıktan hoşlanmayan, gülüşü ve gözleri harika olduğu söylenen kadınlardır.” 

 

Bu günde geçti gitti be günlük yarın bu günden de güzel olsun inşaallah…