tarafından

İçimizdeki Çocuk Canlandı!

SEvgili Günlük,

Biraz moral bozukluğuyla güne başladım ama güneşi görünce bir silkelendim kendime geldim attım kendimi dışarı..Attım atmasına da sabah saati güneşe ne aldanıyorsam dondum resmen.Neyse arada bırrr bırrr titreyerek ilerledim…

Vira Bismillah…

Günlerden Cuma.Yeni bir gün ve yeni arkadaşlıklara açılmış kapılar..Haftanın bir günü bir kursa gidiyorum.Yeni insanlar tanımak adına da bir adım.Çok da istekli değilim giderken ama işte farklı ortamlar farklı kişiler belki iyi gelir ruh halime diye başladık işte..Ara ara gidip ara da kendi kafama molalar verip Hocayı da çıldırtacak bir öğrenciyim ama bu gün çok güldüm (halbuki tüm suratsızlığımı takınıp takılıyorum artık ortamlara) Her durumdan komik şeyleri cımbızlama gibi kötü (!) bir huyum var ve bu gün zirve yaptı sanırım bu özelliğim.Arkadaşın biriyle diğerlerinin gelmesini bekliyorduk ve çay içip bir şeyler yiyorduk kantinde.İsim vereyim mi Derya,söyleyeyim mi adını :)) Aslında sohbet etmişliğimiz yoktu Derya’yla (malum yeni tanışıklık başlamış ) ama ne hikmetse konu konuyu açtı biz daldık sohbete.Enteresan biri de Derya (enteresan dedim ama iyi anlamda aman ha kızma) Neşesi,özgüveni,samimiyeti bir yana adrenalin meraklısı da biri.Meraklı mı dedim ben aa ne ayıp.. Kitaplardan açılan konu,ailelere oradan treking için parkur belirlemeye kadar gitti.Arada da ”Ya hala kimse gelmedi bir biz geldik herhalde” de diyoruz.Ama ara da diyoruz sonra sohbete devam…Derya motorsiklet ehliyeti için kursa gidiyor onunla ilgili espriler yaptık falan sohbet çok hoş ilerledi(sözü var yazın beraber gezeceğiz motora atlayıp) ben ona online pizzacı diyorum o illa ki su dağıtacam motorla diyor :)) Keşke Lisede beraber okusaydık ders asardır muhabbetini de yaptıktan sonra bir gidip bakalım sınıfa neden gelemedi bunlar dedik!!…Gelmedi mi ? Ders başlamış yarılamış biz sallana sallana yeni gelmişiz sınıfa..Hoca kahkahayı bastı ”kaçak öğrenciler”diye. Tüm ders boyunca biz kikir kikir sırıtır vaziyetteyiz.Tam çocuk gibiydik.Hoca ”Bunların kikirdemesi bitmez bu gün, artık saatlerce ne konuştularsa kantinde” dedi.Biz de :” Hocam çocuk  yanımızı canlı tutuyoruz başka amacımız yok” dedik.Diğer arkadaşların da diline düştük ,eğlendik eğlendirdik…Gerçi uzaktan bakınca sıradan görünen ama bir hayli muziplik içeren güzel bir gündü..

Reklamlar
tarafından

Benim Pes Etmem Eskilere Dayanıyor

Olmayınca olmuyor, bitince başlamıyor …

 

Sen istemedikten sonra asla değişemiyorsun ,mükemmeli bekleyenlere de cevap vermekten sıkılıyorsun..Herkesin pes dediği bir sınır var ve ben onu çoktan aştım,pes ettiğim tarih çok gerilerde kaldı.Şimdi kimse benden eski ben olmamı bekleyemez.Sevdiği şekilde sevilmeyi de bekleyemez çünkü ben sevgiyi asla hafife almadım basit beklentilerle sınırlamadım..Sevgiyi kırmadım tüketmedim bencilliğime alet etmedim..Benim pes etmem çok eskilerde kaldı.Bundan sonra kimse eskisi gibi olmamı bekleyemez,eskisi gibi sevmemi bekleyemez..Bazen istemesem de yaptıklarım var ve ben sabredebildiğim sürece böyle yapmaya devam edeceğim.Bu bir seçim..tercih değil bir seçim.İki seçeneğin ikisi de istemediğinse birini seçersin olur biter!…

 

Ben sabırlı biri değilim kişilere sabretmek bana göre değil.Yargılanmaktan nefret ediyorum ki yargılanma sebebimin temelinde olan kişi ya da kişiler beni yargılıyorsa umurumda olmaz bir süre sonra..Kimse benden eski ben olmamı bekleyemez artık çünkü benim pes ettiğim çok eski tarihlerde kaldı!…

 

Evet sevgili günlük, hayatın içindekiler yine canımı sıkmak için tüm gayretlerini gösteriyor ! Ama ben pes ettim onun için ne aklıma ne de yüreğime dert ediyorum tüm bu olanları…

 

Güzel bir gün olsun be günlük ,hadi hayırlısı!

tarafından

Paylaşsan da Paylaşmasan da Saklamak Diye Bir Şey Yok !

GörselSevgili Günlük,

En son ne zaman yazmıştım buraya ,unuttum.Gerçi ne önemi var ben yazıp ben saklıyorum yazıları.Aslında günlük dediğin bir defter olur, bir de kilidi olur kimsecikler yazılanları okumasın diye…Neyi kimden gizliyorum ki gizli diye ne var ki dünyada bir de üstüne kilit vurmaya kalkışıyoruz.içimizde gizlediklerimizi bilen bir Rabbimiz,Duygularımızı saklamamıza engel mimiklerimiz bakışlarımız var.Düşüncelerimizi uzun zaman saklasak bile dile vuran bir dilimiz var;hatta bir şeyler karşısında lal kalışımız bile gizleyemediklerimize delil değil mi ? En önemlisi de gizlediklerimiz sandıklarımız BİZ bilmiyor muyuz ? Onları yazıp bir köşeye attığımızda kurtulduğumuzu/uzaklaştığımızı mı sanıyoruz! Bu kadar da kendini kandırma modunda olamayız sanırım..

 

Şimdilerde duyguların düşüncelerin bu derece paylaşılması da eleştiriliyor ama kimin umurunda…Paylaşsan ne yazar paylaşmasan ne yazar,sonuçta her şey geçip gidiyor! Sen hissettiklerin kadar ,hissettirdiklerin kadar insan kalabiliyorsun,mutlu oluyorsun ya da mutsuzluğa iteleniyorsun…

Muhatapları dinlemiyorsa ,muhatap olmayan günlüğüne yazar en azından rahatlarsın olur biter..

 

Fırtına başladı Sevgili Günlük, dışarıda kendince bir melodi tutturmuş fark edilmeyi bekliyor o da…Bilmiyor ki onu  sessizce ilgiyle dinleyen bir ben varım odasında oturmuş günlük yazan..

 

İyiyim ben günlük,iyiyim..İyi olmayı istiyorum her zaman ;bir de anlaşılmayı istiyorum özellikle beni sevdiğini söyleyip bir türlü anlamaya çalışmayan önyargı gözlükleriyle dolaşan …neyse ben rüzgarın sesini dinleyeyim ….